Yeni Türkiye’de bir Rothschild; Recep Tayyip Erdoğan!

Aslında bu yazının başlığı “Yeni Türkiye’de bir Rothschild doğuyor, Recep Tayyip Erdoğan!” olacaktı. Sonra yeniden düşündüm ve işin doğma safhasını çoktan geçtiğine karar verdim.

Recep Tayyip Erdoğan - Akp

Yeni Türkiye’de bir Rothschild; Recep Tayyip Erdoğan!

Türkiye gibi bir ülkede zengin olmak gerçekten çok zor en azından namuslu vatandaşlar için. Peki nasıl oluyor da bir kişi yıllarca çalışıp bir ev sahibi dahi olamazken bir başkası milyonlarca dolar mal varlığına kavuşuyor? İşte bu yazımızda bu sorunun cevabını arayacağız.

Rothschild, kırmızı kalkan demek. Almanca bir kelime olan bu isim gariptir ki yahudi bir ailenin soyadı. Üstelik çok da zengin bir aile, servetleri trilyonlarca dolar olarak ifade ediliyor fakat tam bir rakam vermek çok zor. Trilyonlarca dolar yazı arasında iki kelime olarak pek küçük bir yer kapladı. Biz bunu biraz genişletelim ve böyle bir paraya sahip kişilerin bu dünyada maddi anlamda sahip olmak isteyip de sahip olamayacağı hiçbir şeyin olmayacağı şeklinde tercüme edelim ki her gün bu kelimeleri duymak bahtiyarlığına erişemeyen sıradan vatandaş onu önemsiz ve dahi gereksiz bir ayrıntı olarak geçiştirmesin. Sadece maddiyatla kalmaz da çün paranın herşey olduğu günümüzde diğer zenginler gibi Rothschild de herşey demektir. Daha uzun bir yaşam bir süresidir mesela. Tıbbi gelişmelerden ilk siz faydalanırsınız. Bir organa mı ihtiyacınız var? Hay! Hay! Hemen hallolur. Parmak şıklatmak kadar basit, göz açıp kapamak kadar kısa. Ülkelerin kendi sınırları dahilinde izin vermediği tıbbi uygulamalara, cerrahi operasyonlara bir hafta sonu seyahatinizde konakladığınız pasifikteki mülkiyeti size ait özel adanızda girebilirsiniz. Tahmin edebileceginiz gibi bu konuda da ne araç gereç ne de doktor sıkıntısı çekilir. Sevdiğiniz ünlüleri daha yakından görebilirsiniz mesela. Onlarla sabah kahvaltısı dahi edebilir, film çekimlerinde seti ziyaret edebilirsiniz. Buna hiçkimse itiraz etmeyecektir inanın bana. Ailesinden uzakta üniversite okuyan, parasal durumu pek iyi olmayıpta arkadaşları gibi yaşamak isteyen genç kızları kişisel zevkleriniz için kullanabilirsiniz mesela. Ya da öğrenim kredisi almış bunu ödemekte sıkıntı çeken birini. Biraz para kazanıp öğrenim hayatını tamamlamak isteyen bir fahişe bulmak zor olmayacaktır sizin için. Universite okumak kadar çevre de önemlidir yeni iş hayatına atılacak bir kimse bahse konu olursa. Altınıza yatacak birini bulmak da zor olmayacaktır bu sebeple. Bir kadına sahip olmak erkegi güçlü hissettirir kanımca. Birden fazla kadına sahip olmak daha güçlü hissettirir haliyle. Peki iş başkalarının kadınlarına onlardan önce sahip olmaya gelmiyor mu böylece. Herşeye sahip olan birinin isteyebileceği kaç şey vardır bu dünyada kendinin başkalarından daha iyi olduğunu ispata kalkışmak için. Gereken güç gösterisi hangi alanda yapılabilir, nasıl ego tatmini sağlanabilir. Bu bana ilkel kabileleri hatırlattı. Kabilenin iktidarı her daim elinde bulunduran bir reisi vardır. Yeni bir çift evlendiği vakit damattan önce gelinle gerdeğe girme hakkı bu reise aittir. Şaşırtıcı bir gerçeği gözlerimin önüne seriyor günümüz modern toplumu. Aslında tamda böyle bir düzen istediğim ve bu düzende bir Rothschild olmak istediğim gerçeğini.

Kendi ülkemizi baz alırsak eğer bir kişi zenginse halk tarafından az çok tanınır. Örneğin; Koç, Sabancı, Zorlu gb. Fakat Rothschild ailesi dillere destan bir zenginliğe sahip olmalarına rağmen ne magazin dergilerinde ne de Forbes’in dünyanın en zenginler listesinde adı geçer. Bu nedenle biraz ekonomi ile ilgilenmeyen iktisat teorileri üzerine kafa yormayan kişiler haricinde bu ismi bilen insan sayısı olması gerektiginden daha azdır. Belki bilinmek istemiyorlar olamaz mı? Olabilir tabii… saygı duymak lazım.

Dünyada pek çok zengin varken neden Rothschild’leri konuşuyoruz? Recep Tayyip Erdoğan’nın bunlarla ne ilgisi var? Ortak yönleri ne?

Rothschildleri ve Erdoğan’ı aynı kümenin elemanı yapan şey para yapma şekilleri. Dikkatinizi çekerim para kazanma demiyorum. Bu bir para yapmadır. Bir tür sihir. Usta bir sihirbazın maharetli ellerinden insanı hayrete gark eden ne tür şeyler çıktığını sizlerde bilirsiniz.

1954  yılında doğan velet biraz  büyüyünce önce başbakan sonrasında cumhurbaşkanı oldu. Önceki satırı okuduğunuzda hemen bu işler böyle mi oluyor yahu diyebilirsiniz. Ben bu adamın geçmişinin büyük çoğunluğunu bilsem bile Erdoğan denilince aklıma Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başka Erdoğan gelmiyor. Muhakkak gençliğinden beri siyasetin içerisinde yer alıyor olması bugün ki başarısında büyük rol oynamıştır. Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını onaylamasam bile kendisinde imrendiğim bir nokta var. Koskoca bir ülkeyi şiir okuyarak yönetiyor olması. Dünya üzerinde bir başka örneğini bilen varsa söylesin bizde bilelim.

Erdoğan’ın halk tarafından benimsenmesi ekonomi alanında yaptıklarıyla oldu. Kendisi iktisat mezunu ve hayatının bir bölümünde muhasebecilik yaptı. Bu işlerden anlıyor yani. Rothschild ise servetini ilk olarak bankacılık yoluyla kazandı. Savaşlar yoluyla büyüttü. Devletlere borç vererek devam ettirdi. Elbette bunu bireysel olarak yapmıyor kurumlar aracılığı ile yapıyor. İlk buluştukları nokta burası. İkincisi ise devletlerin imkanlarını kullanmaları.

Erdoğan’ın ilk seçim zaferi Türkiye’de çıkan kriz sonrası olmuştur. Para sürekli değer kaybediyor ve daha büyük değerde para basılıyordu. Seçimde bütün büyük partiler kaybetti. Halk geçmiş dönem partilerini sorunun bir parçası olarak gördü ve Akp’yi iktidara taşıdı. Bir şans tanıdı diyelim. Erdoğan siyasi gücünü bilinen büyük şirketler üzerinde baskı aracı olarak kullandı. Onların zaaflarını araştırdı. Elbette hedefte kendileri aleyhine çalışanlar vardı. Yoksa tek karanlık tarafı olan şirketler onlar değildi heralde. Fakat bazıları Erdoğan’a destek çıkmış ve onun geleceğine yatırım yapmış onu iktidara taşımıştır. Erdoğan seçimi kazanıncada vefa borcunu rakip şirketlere el koyarak, kendine destek verenlerin pazar alanını genişleterek ödemiştir. Bugün bile bu devam etmektedir. Paralel yapı denilen Fethullah Gülen’in kurmuş olduğu cemaate ait şirketler baskı altında tutularak geleceği belirsizleştiriliyor. Borsa da değer kaybeden hisseler daha ucuz bir fiyattan aracı kurumlar vasıtasıyla satın alınıyor. Yoksa şirkette işler dün nasılsa bugünde aynı şekilde yürüyor. Değişen birşey yok. Ne zaman değişir? Hisselerde satış olmazsa değişir; o zaman baskı dahada arttırılır. Rothschild’lerde aynı şeyi devletler üzerinde yapar. Çünkü onların küçük işlerde gözü yoktur ki onlara göre bu işlerden kazanacakları para önemsiz derecede azdır. Lobicilik faaliyetleri yürütürler. Örneğin Türkiye’de işler yolunda gitmiyorsa siyasi iktidar kendilerine pas vermiyorsa hemen gündeme Sözde Ermeni Soykırımı gelir dünyada Türkiye’nin prestiji sarsılır. Terör olayları desteklenir. Borsa değer kaybedince hisseler daha alt fiyattan alınır. Ülkeler kendi isteklerinin dışında hareket etmeye başlamışsa yurtdışındaki malvarlıkları dondurulur. Mesela ben uzunca bir süredir İran’ın dondurulan paralarının Türkiye’de olduğunu düşünmüşümdür. Kazanacaklarını kazanınca şimdi İran üzerindeki ambargoyu kaldırıp anaparayı kendilerine iade etmiş oluyorlar.

Rothschild müttefiki olan devletler zenginlik ve refah içinde yaşıyor. Bunlar daha çok İskandinav ülkeleri nedeni basit paralarını buralardaki bankalarda tutuyorlar. Dikkat edilirse bu ülkeler genelde çok küçük bir alana sahipler. Pek fazla bir savunma harcamaları da yok. Neden olsun ki? Onlar için kim tehdit oluşturacak. Zaten dünyayı tehdit eden, savaşları başlatıp durduran güç burayı kendine üs olarak seçmiş.

Kanunlarda bu ikilinin kullandığı silahlar olarak karşımızı çıkıyor. Kendi işlerine engel olan bir kanun değiştirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Kanunlar arkadan gelen rakiplerin önünü kesmek içinde kullanılabilir. Ya da kaynak yaratmak için. Mesela Türkiye’de sürücü ehliyeti alacaklar için belli bir süre stajerlik getirildi. Yalnızca şu tarihten sonra alacaklar için geçerli olacak dendi ve insanlar stajerliğe kalmamak için sürücü kurslarına akın ettiler. O anda biriktirdikleri veya başka işleri için ayırmış oldukları parayı kurslara harcadılar. Sonuçta devlette kurslardan vergi alarak gelir sağlamış oldu. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Günlük hayatımızı zorlaştıran düzenlemeler daha iyi hale getirilebilecekken kasıtlı olarak kaldırılmaz veya iyileştirilmez. Görüldüğü gibi kapitalizm böyle bir düzendir. O milletin evladını onun bağrından koparıp kendisinin en büyük düşmanı haline getirir. Evet, Erdoğan geçmişte iyi biri olabilir fakat önemli olan bugün ne olduğudur.

5 yıllık doların yükselişi
2016 Yılına kadar doların yükselişi. Son 5 yılın özeti: TL dolar karşısında %50 eridi. (Kaynak: ntvpara.com)

 

 

Çöpten yemek toplayan anne
Bursa’da çocuğuna çöpten yemek arayan bir anne. (2013) Türkiye’de çöpten yemek arayan insan sayısında artış var.
About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

“Yeni Türkiye’de bir Rothschild; Recep Tayyip Erdoğan!” için 5 yorum

  1. Yalnız Rothschild ile Erdoğan arasında önemli büyük bir fark var. Biri dünyayı sömürürken, diğeri kendi halkını sömürüyor. Bu yüzden bi Rothschild olamaz, olsa olsa kendi vatandaşını kaziklayan bir hotel işletmecisi gibi birşey olur.

    1. Fethullah Gülen’in ne olduğunu daha yeni anladıkları için de ayrı bir tebriği hak ediyorlar. Ya da belki de bunca yıldır süregelen şey bir danışıklı dövüşten ibaretti. Bir arkadaşın dediği gibi 24 saatte devletin kademelerinden 70 bin fetöcü’yü ayıklayan devletten aynı şeyi 24 saat içerisinde pkk’lılar içinde bekliyoruz.

Düşüncenizi belirtin