Simple Past Tense & Past Continunous Tense

İngilizce 3-4 ders notunda “Simple Past” ve “Past Continunous Tense” lerin kullanımından detaylı olarak bahsetmiştik. Bu ünite de iki zaman arasındaki farkı ve her iki zamanın kullanım alanlarını göreceğiz.

Geçmişte olmuş – bitmiş bir olaydan bahsederken ” Simple Past Tense” kullanılır.

  • I played football yesterday. (Dün futbol oynadım.)
  • Linda went to Rome at the weekend. (Lİnda hafta sonu Roma’ya gitti.)
  • I didn’t eat anything yesterday. (Dün hiçbir şey yemedim.)

Geçmişte ardı ardına meydana gelmiş iki olaydan bahsederken “Simple Past Tense” kullanılır.

  • I went to the theatre and watched the play. (Tiyatroya gittim ve oyunu seyrettim.)
  • She opened her computer and checked her e-mails. (Bilgisayarını açtı ve elektronik postalarını kontrol etti.)
  • Ayhan stood up, said good bye and went. (Ayhan ayağa kalktı, hoşça kal dedi ve gitti.)

Geçmişte belli bir süre devam eden bir eylemi anlatırken “Past Continuous Tense” kullanılır.

  • I was playing football. (Futbol oynuyordum.)
  • They were sunbathing. (Onlar güneşleniyordu.)
  • The baby was sleeping. (Bebek uyuyordu.)

Geçmişte devam eden bir eylemi anlık bir eylem bölüyorsa, devam eden eylem “Past Continuous Tense”, anlık eylem “Simple Past Tense” ile ifade edilir. Bu iki zamandaki cümleleri birleştirirken “when” ve “while” kullanılır.

Anlık eylemlerin önüne “when” getiririz.

Devam eden eylemlerin önüne “while” getiririz.

—————————————————

Aşağıdaki cümleyi okuyunuz ve açıklamayı dikkatle inceleyiniz.

– An eartquake happened while we were sleeping. (Biz uyurken deprem oldu.)

Depremin olması anlık bir eylemdir. Anlık bir eylem olduğu için de “Simple Past Tense” kullanılmıştır.

Uyumamız ise uzun sürelidir. Uzun süreli olduğu için “Past Continuous Tense” kullanılmıştır.

“sleeping (uyumak)” uzun süreli olduğu için “while” ile kullanılmıştır.

Aynı cümleyi “when” kullanarak da yazabiliriz. Ancak bu sefer “when”i anlık eylemin başına getirmemiz gerekir.

– When the eartquake happened, we were sleeping. (Deprem olduğunda biz uyuyorduk.)

—————————————————

  • I was playing football when the rain started. (Yağmur başladığında ben futbol oynuyordum.)
  • What were you doing when I phoned you? (Seni telefonla aradığımda ne yapıyordun?)
  • We were waiting at the bus stop when it began to rain. (Yağmur yağmaya başladığında biz otobüs durağında bekliyorduk.)
  • I was reading a book when the phone rang. (Telefon çaldığında kitap okuyordum.)
  • The bell rang while I was having a bath. (Ben banyo yaparken zil çaldı.)

Bazı eylemleri hem “Simple Past Tense” hem de “Past Continuous Tense” ile ifade edebiliriz.

Bu durumda anlam farkı olacaktır. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.

Past Continuous Tense

– What were you doing last evening? (Dün akşam ne yapıyordun?)

– I was studying lesson. (Ders çalışıyordum.)

Simple Past Tense

– I studied lesson. (Ders çalıştım.)

Ancak bazı fiiller “-ing” takısı almadıkları için “Past Continuous Tense” ile kullanılamaz. Bu fiillerden yaygın olarak kullanılanlar aşağıda verilmiştir.

  • believe (inanmak)
  • understand (anlamak)
  • love (sevmek)
  • like (hoşlanmak)
  • hate (nefret etmek)
  • think (düşünmek)
  • know (bilmek)
  • see (görmek)
  • promise (söz vermek)
  • dislike (hoşlanmamak)
  • mean (demek istemek, kastetmek)

Aşağıdaki örneklerde ilk cümle doğru kullanım, ikinci cümle yanlış kullanımdır.

  • I believed you. (Sana inandım.) – I was believing you.
  • He understood easily. (O kolay anladı.) – He was understanding easily.
  • Alan loved cats very much. (Alan kedileri çok severdi.) – Alan was loving cats very much.
  • I liked hot chocolate. (Sıcak çikolatayı çok sevdim.) – I was liking hotchocolate.
  • Ali hated rats. (Ali sıçanlardan nefret ederdi.) – Ali was hating rats.
  • I thought. (Düşündüm) – I was thinking.
  • I knew the answer. (Cevabı bildim.) – I was knowing the answer.
  • I saw. (Gördüm.) – I was seeing.
  • Linda promised to help me. (Linda bana yardım etmeye söz verdi.) – Linda was promising to help me.
  • She disliked me. (O benden hoşlanmadı.) – She was disliking me.
  • I meant  ….. (… demek istedim.) – I was meaning …

 

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin