Roger Garaudy – Yaşayan İslam

  • İslâm’ın çöküşü dini, siyası güç için bir alet olarak kullanan iktidar ve servet heveslisi sultanların bozulmasıyla başladı. Endülüs Emevîleri halifelerinden birisi olan 1. Hakem, kralların ve dinî liderlerin sadece İmam Mâlik’in mezhebine dayanmaları gerektiğini ilân etmişti. Gerçekten Mâlik derdi ki: “Adil olmayan bir idareciyi altmış yıl tanımak, onun halkını bir saatlik bile olsa başkansız bırakmaktan daha evladır”
    Batı’da İslâm’ın çözülmesinde ve çöküşünde fukahanın sorumluluğu baskın bir etkendir.
    Miskinlerin ve iktidarın kölesi olan, ibadetlerin azıcık ihmaline karşı halk içinde dedikodu kopartan, kaderciliği ve dünyadan el etek çekmeyi yeğleyen bir İslâm’a dönüşen bu İslâm, açık ve yaratıcı doğuş İslâm’ı gibi, artık parıldamaya muktedir bir itici fikir olamıyordu.
  • İslâm’ın ilk çöküşü, Emevîler ile başlar. (Ömer gibi bütün zenginliğe ve ihtişama sırt çeviren) ilk halifelerin zühdüne karşı, Medine toplumunun esprisinden tamamen kopmuş fakat mutlak siyasî güç ve mülkiyetten kaynaklanan bütün bozulmalarla Bizans İmparatorluğunun zenginliğini ve despotizmini taklid eden debdebeli ve kokuşmuş bir monarşi yaratılır.
    Gösterişli zenginlikleri ve bozulmalarıyla bu otokratik sistem, İslâm’ın derûnî rûhunu bozarak ve aynı izleri taşıyan bugünkü Körfez monarşilerine kadar, müslümanların nezdinde İslâm’ın dış çehresini kirleterek, İslâm’ın kemirici kanserlerinden birisi olacaktır. Bu ahlâkî başarısızlık, doktrinel sapmaları da beraberinde getirir. Emevîlerle birlikte İslâm’a karşı en büyük ve en tehlikeli saldırı ortaya çıkıyordu: Bu da, kralların mutlak hakimiyetini onaylayan bir ideolojidir; yani halk için bir tevekkül mektebi ve bir hâkimiyet teolojisidir.
    “Kader” teorisi, tiranlık ve zulmün kelâmî teminatı olabilecekti.
Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin