Radıyallahü Anh

” Allah  ( Celle Celâlühü ) ondan râzı olsun” meâlinde duâ ve tazim (saygı) sözüdür. Aslında “Allah, ondan râzı oldu” demektir.

“Radıyallahü Anh” terkibinin,  sahâbelere  mahsus bir şiar olmadığı; verâset-i nübüvvet denilen velâyet-i kübrâda bulunan ve makâm-ı rızâya yetişen eimme-i erbaa, Şâh-ı Geylanî, İmâm-ı Rabbânî, İmâm-ı Gazalî gibi zatlara da denilmelidir görüşü varsa da Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın “Ashâbım; gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız selâmete kavuşursunuz” hadis-i şerifinden anlaşılmaktadır ki bu tâzim -sadece- sahâbeler içindir. Zaten örf-ü ulemâda sahâbeye “radıyallahü anh”; tâbiîn ve [[Tebeut Tabiin|Tebeut Tâbiîne “rahimehullah”; onlardan sonrakilere “gaferehullah”,  velî  kullara da kuddise sirruhu” taziminde bulunulur.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin