Politbüro

Politbüro  ( Rusça   Politicheskoye Buro ), Politik Büro’nun kısaltılmış biçimi.

SSCB  tarihinde komünist partinin, politikaları belirleyen en üst karar organıydı.  Rusya ‘da  1917   Sovyet Devrimi ‘nden sonra devlet yönetimi üzerinde uyguladığı sıkı denetim  1991 ‘de SSCB’nin dağılmasıyla sona ermiş, ardından varlığı fiilen sona ermiştir.

Rusya’da ilk Politbüro,  Ekim   1917  sonlarında Bolşevik Partisi Merkez Komitesi’nce hazırlanan ayaklanma sırasında kesintisiz ve esnek bir yönetim mekanizması sağlamak amacıyla oluşturuldu. Bu politbüro’nun yedi üyesi arasında  Vladimir İlyiç Lenin ,  Lev Troçki  ve  Josef Stalin  de vardı. Bolşevik ayaklanmasının başarıya ulaşmasıyla Politbüro dağıtıldı.

Mart   1919 ‘daki  VIII. Parti Kongresi , Merkez Komitesi ‘ne kendi üyeleri arasından beş kişilik yeni bir Politbüro seçme talimatını verdi. Bu organın resmi görevi, Merkez Komitesi’nin olağan oturumlarını bakleyemeyecek kadar acil sorunlar konusunda karara varmaktı. Çok geçmeden parti ve devlet yönetiminde önemli bir konum üstlenen Politbüro, görev açısından Merkez Komitesi’ni gölgede bıraktı.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi ‘nde (KPSS) gündemi hazırlayan, tartışılacak konularla ilgili belgeleri sağlayan ve Politbüro kararlarını alt kademelere aktaran organ parti sekreterliğiydi. Dolayısıyla KPSS genel sekreteri Politbüro’nun en etkili üyesi durumuna geldi. Bu makamı elinde tutan  Stalin ,  Lenin ‘in  1924 ‘te ölümünü izleyen iktidar mücadelesinin ardından Politbüro üzerinde denetleyici bir konum elde etti ve bu organın yanı sıra, bir bütün olarak partiyi de kesin egemenliği altına aldı.

Politbüro  1952 ‘de kaldırıldı ve yerine, üye sayısı daha fazla olan Merkez Komitesi Prezidyumu getirildi. Ertesi yıl ölen Stalin’in tiranlığa vuran aşırı uygulamalarının son bulmasıyla bu yeni organ içinde  kolektif yönetim  anlayışına daha büyük önem verildi. Böylece Prezidyum  1964 ‘te  Nikita Kruşçev ‘i parti genel sekreterliğinden uzaklaştıracak ölçüde güç kazandı. Partinin en üst organı için 1966 ‘da yeniden Politbüro adı benimsendi.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin