Norm

Norm, yaptırımı olan kurallar bütünü.

Normlar toplumda ödül ve ceza ile güvence altına alınırlar. Yani norma uygun olan bir davranış ödüllenirken uygun olmayanlar cezalandırılır. Ödül ve cezalar resmî veya gayri resmi biçimde de olabilir. Örneğin hırsızlık yapan bir kişinin mahkemelerce, ceza hukukuna göre cezalandırılması resmi bir cezalandırmayken aynı bireyin toplum tarafından dışlanması, ona iş verilmemesi ise informal bir cezalandırmadır. Bazen kızdığımız bir insana tebessüm etmemek, konuşmamak bile gayri resmî bir cezalandırmadır.

Her toplumun sahip olduğu normların önem dereceleri de farklılık gösterir. Bazı normlar bir toplumun devamlılığı için daha önemliyken bazıları bu kadar önemli olmayabilir. Örneğin yemek yerken ağzını şapırdatan veya arkadaşlarına kaba davranan bir kişinin çiğnediği norm önemli bir norm ihlali değildir. Ancak vatanına ihanet eden bir kimsenin çiğnediği norm daha büyük bir ceza ile karşılaşır. Böylece normlar yoluyla toplumun kontrolü bir ölçüde gerçekleşmektedir. Çünkü, normları geçerli kılan cezalandırma ve ödünlendirmedir. Ceza yoluyla istenmedik davranışlar ortadan kaldırılırken, ödüllendirme ile istendik davranışlar pekiştirilir ve bu davranışların gelecekte tekrarlanma olasılıkları artar.

Norm kültürün belirlediği yerleşik davranış kurallarıdır.

“Yemek yemeden önce ellerini yıka,” “Büyüklerini say, küçüklerini sev,” “Akşam yemeğe davetliysen üstüne temiz elbise ve gömlek giy.” Bütün toplumlarda uygun olan ve olmayanı belirleyen, uygun olanı pekiştiren, uygun olmayanı ise cezalandıran çeşitli kurallar yer alır.

Her kültürde toplumsal düzeni sağlayan bireylere yol gösteren kurallar, standartlar ve fikirler bulunur. Bütün bunlara norm adı verilir. Norm yaptırımı olan kurallar sistemidir.

Toplumca benimsenen standartlar toplumca korunur ve desteklenirler. Bir normun önemliliği, onun toplumca kabul görüp anlaşılmasına bağlıdır. Örneğin bir sinemada film seyrederken herkesin susup sessiz kalmasını bekleriz. Ancak bu da seyrettiğimiz filmin türüne ve seyirciye bağlıdır. Eğer ciddi artistik bir film izliyorsak seyircinin ciddi ve sessiz olmasını ve sessizlik normuna uymasını bekleriz. Ancak bir korku veya komedi filmi izliyorsak bu normu uygulamak zor olabilir.

Yerleşik normlar yardımıyla insanlar nasıl hareket edeceklerini öğrenir, sosyal etkileşimlerinde tutarlılık gösterir ve başarılı olurlar.

Normlar, toplumsallaşma süreci içerisinde öğrenilir ve birer alışkanlık halini alırlar. Birey çoğunlukla bir norma uyduğunun farkına dahi varmaz, otomatik olarak onu uygular. Toplumun birer üyesi olarak çocuklarımıza kendi toplumumuzun standartlarına göre doğru olanı öğretir ve onlardan bunlara uymalarını bekleriz.

Normlar gündelik faaliyetlerimizi düzenler ve bize rehberlik ederler. Hatta normlar ihlal edilmeden biz onların norm olduklarının farkına bile varmayız. Örneğin konser bileti alırken insanların kuyrukta beklemesinin bir norm olduğunu, ancak birisi bir başkasının önüne geçip bilet almaya kalkınca anlarız. Çünkü, burada kuyrukta bekleme normu ihlal edilmiştir.

Normların kabulü de zamanla, ekonomik, sosyal ve politik koşulların değişimiyle farklılaşabilmektedir. Yine Amerika Birleşik Devletleri’nden örnek verecek olursak, 1960’lara kadar resmi normlar beyazların başka ırktan insanlarla evlenmelerini yasaklamaktaydı. Her ırk kendi ırkından bir kişiyle evlenebilmekteydi. Ancak, son 50 yıl içinde bu tür normlar tamamen kaldırılmış bir durumdadır. Değişme süreci içinde tek ebeveynli ailelere sıklıkla rastlanıldığı gibi, aynı cinsiyetten insanların evliliğine de hoşgörü ile bakılmakta ve müsaade edilmektedir.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin