Mirac Yolculuğu

Hüzün dolu yılların ardından sevgili Peygamberimiz [sallallahu aleyhi vesellem] Allahın huzuruna davet edilmiştir. Onun Mekkedeki Kâbe-i Muazzamadan Kudüste bulunan Mescid-i Aksâya kadar olan yolculuğuna isra, oradan da Allah Teâlânın huzuruna götürülmesine mirac denir. İsra ve mirac hem ruh hem de beden ile gerçekleşmiştir.

Mirac gecesi sevgili Peygamberimiz [sallallahu aleyhi vesellem], bütün gökyüzünü dolaşmış, peygamberlerle buluşmuş, sidretül-müntehâ denilen madde âleminin sona erdiği ve mana âleminin başladığı yedinci kat semaya ulaşmıştır. Yaratılmışlara takdir edilenleri yazan kalemlerin seslerini bile işitmiştir. O âlemlerdeki nice manevi güzelliklere tanık olmuş. Bu manevi yükselişin sonucu, dünya âleminden uzaklaşmış, zaman ve mekânın olmadığı Allah Teâlânın huzuruna kavuşmuştur. Âlemlerin Rabbi ile konuşmuş. O gece Allah Teâlâ, sevgili Peygamberimize [sallallahu aleyhi vesellem], ümmetine hediye edilmek üzere günde beş vakit namazı farz kılmıştır. O gece gün doğmadan Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] Mekke-i Mükerremeye geri dönmüş. Gündüz olunca Mirac gecesi yaşadıklarını insanlara anlatmış. Onu ilk doğrulayan Hz. Ebû Bekir-i Sıd-dîk [radıyallahu anh] olmuş ama müşrikler ona inanmamışlardır.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin