Kürtaj / Ahlâki açıdan ve yasallık üzerine

Kürtaja ahlâki açıdan izin verilmesi mi yoksa verilmemesi mi gerektiği konusu özellikle endüstrileşmiş ülkelerde son elli yılda yoğun tartışmalara neden olmuştur. Çok genel olarak ifade edildiğinde, bir etik problem olarak kürtaj konusunda çatışan en temel iki etik ilke – doğmamış hayatla olduğu kadar annenin hayatıyla da ilişki içinde -hayatın değeri ilkesiyle bireyin kendi bedeni ve hayatı üzerinde devredilemez haklara sahip olduğunu savunan bireysel özgürlük ilkesidir.

Kürtaj bağlamında cevaplanması gereken en temel soru ise insan yaşamının ne zaman başladığı, ona hangi noktadan itibaren değer verilmesi gerektiği sorusudur.

Kürtaja karşı çıkanların kullandığı bir diğer önemli argüman da kadınların cinsel eylemlerinin sorumluluğunu her koşul atında almaları gerektiğini dile getiren argümandır. Bir kadın istememesi durumunda, her şeyden önce hamile kalmamakla yükümlüdür çünkü bunun için kullanabileceği birçok yöntem vardır. Kadının kürtaja başvurması dikkatsizliğinin, koruyucu tedbire başvuramama yeteneksizliğinin cezasını suçsuz insana ödetmesi anlamına gelir.

Kürtaja karşı çıkanların kullandığı bir diğer argüman olan domino argümanı ise Hitler eliyle gerçekleştirilen adam öldürmelerin, kitlesel katliamların veya soykırımın kürtajın serbest bırakılmasıyla başladığına işaret eder.

Kürtaja karşı çıkanlar arasında öncelikle dinî bir etik anlayışı benimsemiş olanlar ve muhafazakârlar bulunur.

Kürtajla ilgili tartışmaların odak noktasında, her şeyde önce bir fetüsün ahlâki statüsü meselesi bulunur. Burada sorulan soru fetüsün asli yaşama hakkına sahip bir kişi olup olmadığı sorusudur. Kürtaj karşıtı argüman, fetüsün zaten bir kişi olduğunu ve bu yüzden “insan öldürmemek gerektiğini” bildiren ahlâk kuralının kapsamı içine girdiğini öne sürer. Bu görüş kişi kavramıyla, yani bir fetüsün ana rahmine düşmeyle doğum arasında kalan dönemin hangi evresinde bir kişi haline geldiği sorusuyla ilgili bir tartışmaya yol açmıştır.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin