Kenger Sakızı

Özellikle, 80-90’lı yılları hatırlayanlar, sokaklarda, yaklaşık bir metrelik jelatinler içerisinde muhafaza edilmiş, şeritler halinde omuzlarına asılı şekilde bulunan sakız satıcılarını iyi bilirler. Her ne kadar bunlara damla sakızı denilse de aslında kenger sakızı ile yapılmış bir sakızdır. Kenger sakızı, çok eskilerden beri kullanılan, günümüzde, azalmış olmakla birlikte, kullanımı devam eden doğal sakızdır. Yayla gülü sakızı, dağ sakızı, çengel, enger, kengir bilinen diğer isimleridir. Latince ismi Gundelia tournefortii’dir. Kenger sakızı, aynı isme sahip otun kök bölgesinden elde edilmektedir.

Kenger, daha çok İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölge’leri olmak üzere, Güney Doğu Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölge’lerinde, dağlık, taşlık ve kıraç arazilerde kendiliğinden doğal olarak yetişen, dikenli, otsu bir bitkidir. Boyu 70-80 cm’ye kadar ulaşmaktadır. Mart-Nisan aylarından itibaren yeşermeye başlamaktadır. Nisan-Mayıs aylarından itibaren açmaya başlayan mor renkli çiçeklerinden elde edilen tohumlar dövülerek kahve yapımında kullanılır. Yeşil aksamı, yemek, salata ve turşu yapımında kullanılmaktadır.

Temmuz ayı itibariyle bitki kurumaya başlar. Eylül ayının sonuna kadar, üç aylık zaman diliminde kenger sakızı elde edilmektedir. Burada kök bölgesinin kurumamış olması çok önemlidir. Kenger sakızı üretimi, başta Malatya olmak üzere Erzurum ve Sivas illerinde yoğun olarak yapılmaktadır. Kuruyan bitkilerden sakız elde etmek amacıyla, bölge halkı sabah erken saatlerde kenger otunu aramaya çıkar. Bulunan bitkinin kök kısmını ortaya çıkarmak amacıyla kök bölgesi etrafındaki toprak kazınır. Siyah kök ortaya çıktığında, bu kısım çaprazvari (/) bir şekilde kesilir. Kesilen kökte yavaşça bitki öz suyundan oluşan, süt şeklinde beyaz sıvı çıkarak eğimin etkisiyle birlikte toprak üzerine akar. Kengerin sütü koyu kıvamda olduğundan bitkiden yavaşça çıktığı kısım güneşle temas ettiğinde çabucak kuruyabilmektedir. Dolayısıyla kurumanın önlenmesi amacıyla düz taşlar ters, V şeklinde bitki kökü üzerinde tutturularak gölge oluşturur. Bu sayede gölgede kalan kısımdan uzun müddet kenger sütü çıkması sağlanır. Dişe değer miktarda bitki sütünün çıkması ve bunun kuruması saatler almaktadır. Bu sırada yeni bitkiler aranarak bunlara da aynı işlem uygulanır. Güneşin etkisiyle bitki ve/veya toprak üzerinde kuruyan bitki sütü akşamüzeri toplanır. Ardından uzun süre yıkama işlemi uygulanarak sakızın topraktan arındırılması amaçlanır. Fazla miktarda sakız toplayanlar ise sakızdaki toprağın, hızlı bir şekilde, kolaylıkla arındırılması amacıyla kaynatma, süzme gibi yöntemler uygulamaktadırlar. Temizleme işleminin ardından genel olarak, su dolu leğen içerisinde tutularak satılmaktadır. Bunun haricinde, yukarıda da belirttiğim gibi, uzun jelatin içerisinde şeritler halinde satılmaktadır. Bir kenger bitkisinden aynı gün içerisinde üç defa sakız elde edilebilmektedir. Üç aylık bir dönemde iyi çalışan bir kişi 40-50 kg kenger sakızı elde edebileceği söylenmektedir.

Kenger sakızı kendine has olarak sert bir yapıya sahiptir. Çiğnendikçe içerisindeki etken maddelere kaybettikçe sakız yumuşamaktadır. Çiğnenmediği zamanlarda sakız su içinde muhafaza edilebilmektedir. Bunla birlikte sakızın uzun süre bozulmadan muhafaza edilebilmesi için ışık almayan kapta buzdolabında saklanılması önerilmektedir.

Faydaları ve Yan Etkileri

• İyi bir kan temizleyici olup, damar tıkanıklığını önlemede yardımcı olmaktadır.
• Diş fırçası görevi görerek dişleri temizler ve diş etlerini güçlendirir.
• Antidepresan etkiye sahip olduğu söylenmektedir.
• Hazımsızlığı gidererek mide ağrılarını önler.
• Migrene karşı faydalı olmaktadır.
• Patlayan kulak zarını onarıcı etkiye sahiptir.
• Karaciğeri koruyucu etkiye sahiptir.
• Safra kesesi taşlarını düşürmektedir.
• Sert yapısı, yüz ve çene kaslarının güçlenmesini sağlayarak yüz felci riskini azaltmaktadır.
• Antioksidan içeriği sayesinde kenger otu, kanser tedavisinde de kullanılmaktadır. Özellikle cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olduğu söylenmektedir.
• Yoğunlaştırılmış özünün yüksek dozda alınması karaciğer zehirlenmesine neden olabilmektedir. Bu durum, sakızdan ziyade, bitkiden yapılan yemeklerden fazla tüketmekten kaynaklanabileceği düşünülmektedir.
• Kenger sakızı sert olduğundan dişlerdeki dolgulara zarar verebilmekte ve zayıf dişleri kırabilmektedir.
Kaynakça:
darende.bel.tr
bodytr.com

Yazar: Çiğdem Aydın

About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin