Kârûn

Kur’an ‘da Kârûn’dan  Kasas ,  Mü’min  ve  Ankebût  Sûrelerinde bahsedilir.  İsrailoğulları ‘ndan olduğu ve çok zengin olduğu söylenir. Kuran’da serveti “hazinelerinin anahtarlarını bile taşımak güçtü” şeklinde tanımlanır. Kuran’a göre serveti ile böbürlenir ve ” Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir, ” der. Mûsâ’nın mucizelerine inanmaz,  onu yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlar. Bunun sonucunda Allah tarafından – Firavun  ve  Hâmân  gibi- helak edilir.

Önceleri ibadet ve itaatına düşkün olan Karun, zengin olunca maalesef ibadetlerini önce gevşetmeye daha sonra da ihmal etmeye başladı. Kendisi çok aşırı bir zengin olduğu için, Hz. Musa ona Allah’ın emri olan zekat vermesini hatırlattı.  Karun zekatını hesap edince, önüne büyük bir rakam çıktı. Bunu vermek istemedi. Musa Aleyhisselam kendisine ne kadar nasihat ettiyse de hiç kar etmedi. Zekat diye bir şey kabul etmiyordu.

Rivayete göre, Karun’un sadece hazinelerin anahtarları 70 ve 100 deve yükü idi.

Musa Aleyhisselam’ın amcasının oğlu, bir rivayete göre eniştesi de olan Karun, Hz. Musa’ya samimi olarak inanan, gündüzleri oruç tutup geceleri ibadet eden, fakir bir kimseydi. Daha sonra çok zengin oldu. Dilimizdeki “Karun gibi zengin” sözü onunla ilgilidir.

Karun Hazinesi  isimli eserler  Uşak Arkeoloji Müzesinde  sergilenmektedir.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin