Kalabalıkların Adamı

Kalabalıkların Adamı (İng. The Man of the Crowd), Edgar Allan Poe tarafından yazılmış kısa öykü. İsimsiz bir anlatıcının kalabalık Londra sokaklarında bir adamı takip etmesini anlatan öykü ilk defa 1840’ta yayımlandı.

Öykü,  Jean de La Bruyère ‘nin  Karakterler  isimli kitabından yapılan bir alıntıdan oluşan  epigraf  ile başlar:  “Ce grand malheur, de ne pouvoir être seul” . “Tek başına olamamak gibi büyük bir talihsizlik”  anlamına gelen bu alıntı, yazarın daha önceki öykülerinden olan  Metzengerstein ‘da da kullanılmıştır.

Öyküde anlatıcının yaşlı adama karşı hissettiği  monomanik  saplantının sebebi, adamın yüz ifadesindeki  mutlak bir özgünlük ‘tür.  Anlatıcı yoldan geçen herkesi belirli bir kategoriye dahil eder, ancak sadece bu adamı kategorize edemez.  Anlatıcının adamın neden bu kadar etkisinde kaldığı öyküde açıkça belirtilmez, ancak iki adamın aynı kişinin iki farklı karakterini temsil ettiği ima edilir. Buna göre, yaşlı adam anlatıcının gizli kalmış bir yönünü temsil eder;  ancak anlatıcı bunu farkına varamaz.

Yaşlı adam kalabalığın arasında kaybettiği bir dostunu aramak ya da işlediği bir suçun hatıralarından kurtulmak amacıyla dolaşıyor olabilir.  Öyküde adamın bir suçlu olduğu iması, pelerininin altında gözüken hançer ile verilir  ve her ne suç işlediyse, bu yüzden kalabaklılar arasında sürekli yürümeye mahkûm olduğu öne sürülür.  Adamın sürekli sokaklarda dolaşmasının sebebinin belirsiz oluşu,  Amontillado Fıçısı ‘ndaki cinayet sebebinin belirsizliğine benzer.  Poe öyküye özellikle mistik bir hava katmış ve okuyucunun yaşlı adamın sırrını kendince tahmin etmesini sağlamak istemiştir.

Öykünün başında anlatıcı, tıpkı  Walt Whitman ‘ın  Song of Myself  isimli şiirinde yaptığı gibi, yoldan geçen insanları inceleyip kategorize eder. Ancak Poe’nun anlatıcısında Whitman’ın coşkulu tavrı görülmez.  Anlatıcı gördüğü insanların dış görünüşleri inceleyerek ve ufak bazı ayrıntılara dikkat ederek, onlar hakkında birçok bilgi elde eder. Örneğin bir adamın kulağının üst tarafı sarkmıştır; demek ki adam kulağının üzerinde kalem taşımayı huy edinmiş bir memurdur. Ufak detaylardan yola çıkarak bir sonuca varma yeteneği, Poe’nun daha sonra yaratacağı dedektif karakteri olan  C. Auguste Dupin ‘de de kullanılacaktır.

Şehir hakkında çok az belirleyici bilgi verilmesine rağmen, öykünün Londra’da geçmesi önemlidir. 1840’ta Londra, 750.000 nüfusla dünyanın en büyük şehriydi.

Öykü ilk defa,  Atkinson’s Casket  ve  Burton’s Gentleman’s Magazine  dergilerinin Aralık 1840 sayılarında eş zamanlı yayımlandı. Bu aynı zamanda, ikinci derginin son sayısıydı.  Öykü daha sonra Wiley & Putnam yayınevinden çıkan  Tales by Edgar A. Poe  başlıklı öykü derlemesine alındı.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin