HTTP ve TCP/IP

Web sayfası tasarlarken, dikkat edeceğiniz en önemli unsur, sayfalarınızın içeriğinin sunuluş biçiminin önemli ölçüde ziyaretçinin bilgisayarının türü (Mac, PC, Sun), ziyaretçinin işletme sistemi (Windows 3.x, 95/98, NT, MacOS, Unix) ve kullandığı tarayıcı yazılımı (IE, Netscape, Mosaic, vs.) tarafından belirleneceği olmalıdır.

Bir Web sayfasının ziyaretçinin ekranına kadar kat’ettiği yolda çeşitli protokoller (kurallar) var. Bunların başında bir bilgisayar ağı olan Internet’in iletim kuralları (HTTP) geliyor. Hypertext dosyalarını olduğu kadar çoklu ortam unsurlarını (ses, video ve diğer grafik ögelerden oluşan Multimedia dosyalarını) ve bilgisayar programlarını ağ içindeki bilgisayarlar arasında alıp-vermeye yarayan başka protokoller de vardır: FTP (File Transfer Protocol-Dosya Aktarma Kuralları) bunlardan biridir.

Internet bağlantısı, bir telin iki ucunda bulunan iki bilgisayar arasındaki ilişki olarak görebilirsiniz. Sizin Web sayfalarınızın durduğu bilgisayar Web ilişkisinde “Server” (Hizmet eden) diye adlandırılır. Ziyaretçinin Internet’e telefon bağlantısı ile bağlı bilgisayarı, ise sizin için Client-Müşteri sayılır. Hizmet veren bilgisayarla, bu hizmetin müşterisi olan bilgisayar (Server ile Client) arasındaki ilişkiyi düzenleyen kurallara TCP/IP adı verilir (Transmission Control Protocol/Internet Protocol-İletim Denetim Kuralları/Internet Kuralları). Gerek HTTP, gerekse FTP, müşterinin, sizin bilgisayarınızdan, yani Web Server olarak adlandırdığımız HTML sayfaların ve bu sayfaların içinde yer alan resimlerin, grafiklerin, ses ve video dosyalarının durduğu bilgisayardan bilgi isteme ve bu istediğine karşılık verildiğinde verilen karşılığın doğru gelip gelmediğini anlamasını sağlar. İki bilgisayarın üzerinde anlaştıkları bir tür konuşma adabı diyebileceğimiz bu kurallara uygun mesajlarını, kıt’adan kıt’aya, ülkeden ülkeye, kentten kente, yeraltı ve sualtı kabloları ile, uydularla iletirler. Tahmin edilebileceği gibi, müşteri bilgisayar ile servis sunan Web Server arasında oluşan bu bağlantı, bazen kesilebilir. Fizikî bağlantının kesilmesi, iletimin kesilmesi anlamına gelmemesi için, Internet Kuralları’nın IP bölümü, iki bilgisayar arasındaki bağlantının doğru kanallardan kurulmasını, kesildiğinde yeniden kurulmasını sağlar. Bunu yaparken, evrensel bir adres sisteminden yararlanır. Internet’te servis sunan bilgisayarlar, başka bir deyişle Web Server’lar kaynak sayıldığı için, IP, aradığı kaynağı Universal Resource Locator (URL) sistemini kullanarak bulur. Aynı kurallar demetinin TCP bölümü ise kurulan bağlantı sayesinde gelen bilginin doğru anlaşılmasını sağlar.

Aslında her bilgisayar, CPU ile ekran, CPU ile klavye, CPU ile CD-ROM sürücü arasında bir ağ demektir. Bir büro ortamında bir bilgisayar ile merkezdeki Server, bir ağın parçalarıdır. Bu ağların Internet denen dev ağdan farkı, sizin bilgisayarın CPU’su ile klavyesi, ekranı ve yazıcısı arasındaki bağ, yine bir büro ortamındaki bilgisayar ile merkez bilgisayar arasındaki ilişki, “sabit durum” ilişkisidir. Yani, bu ağlarda iki taraf birbirinin durumuna her an vakıftır; birbirlerinin ne durumda olduklarını her an bilirler. Oysa, iki kıt’a arasında kurulmuş bir Internet ilişkisinde, müşteri hizmet verenin, hizmet veren müşterinin durumunu, bağlantıdaki kesilmeler nedeniyle, bilemeyebilir. Bu nedenle TCP/IP, “durumun bilinmediği ilişki” esasına dayanır. Müşteri bilgisayar, servis sunucudan istediğini HTTP veya FTP kurallarına göre talep eder. Bunun için Web Server’ın kendisini bulup, bu talebi doğruca ona iletmesine gerek yoktur; bu talebini kendisine Internet bağlantısı sağlayan (ISP) firmanın bilgisayarına iletmesi yeterlidir. Bunu yaparken talep ettiği şeyin adını-sanını bildirdiği gibi bulunacağı kaynağı belirlemek için gerekli, adresi de (URL) bildirmek zorundadır. Internet hizmeti sağlayan firmanın bilgisayarı, bu talebi ve talebi karşılayacak kaynağın adresini, Internet’in omurgası olarak adlandırılan ana bağlantıyı kuran bakımını yapan ve ISP’lere hizmet sunan firmanın bilgisayarına iletir. Ana omurga firmasının bilgisayarlarında dünyadaki tüm Internet kaynaklarının listesi ve onlara ulaşmak için hangi omurgadan kime yol açılması gerektiğini gösteren bir liste bulunur. Ana omurga şirketinin bilgisayarı bu listeye göre, müşterinin talebini diğer bir ana omurga firmasına, o firma da bunu hedef Web Server’a ev sahipliği yapan (host) bilgisayara iletir. Bu talep, hedef Web Server’a talebin konusu ve talep edenin adresi ile birlikte bildirilir. Sizin müşteri olarak o sırada sadece kendi Internet hizmet sunucunuzla bağlantınız sürmektedir; yoksa sizin bilgisayarla hedef Web Server arasında doğrudan, bire-bir ilişki yoktur. Hedef Web Server, müşteri olarak sizin kim olduğunu ve size nasıl ulaşabileceğini, ancak kendisine gelen talebin altındaki adresten bilmektedir. Web Server, sizin o anda kendi Internet Hizmet Sunucu’nuzla arasındaki bağlantının devam edip etmediği ile hiç mi hiç ilgilenmez. Onun için önemli olan kendisine iletilen talebin karşılığını, talebin altındaki adrese iletmekten ibarettir. Aynı yol bu kez tersine kat’edilir; arzu ettiğiniz bilgi (sayfa, belge, video, ses, resim, fotoğraf, vs.) sizin ekranınıza ulaşır. Kısaca, ne talep sahibi müşteri bilgisayar, ne talebi karşılayan Server bilgisayar, bir diğerinin o anda nerede ve ne durumda olduğu ile ilgilenmez. Bu “durumdan haberdar olmama” hali ve etkilerine, ilerde Internet’te ticaret bahsinde geri döneceğiz.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin