Hilâl ve yıldız

Hilâl ve yıldız ya da ayyıldız; hilâl ve hilâlin açık ucunda yer alan bir yıldız şeklinden oluşan antik sembol. Bu sembolün kullanıldığı bayraklar genelde Akdeniz civarında, Orta Doğu ve Orta Asya’da yaygın şekilde kullanılan antik bir semboldür.

Günümüzde çoğunlukla  İslam  ülkelerinin bayraklarında kullanılan bir sembol olarak bilinmektedir.

Hilal ve yıldız figürü aynı zamanda  Sümer  ikonografisinin de en çok kullanılan öğelerinden biridir. Burada ki kullanımlarında ise “Hilal”, “Ay Tanrısı”‘nı ( Sin ) temsil etmektedir. Yıldız ise  İştar  veya Antik Roma  mitolojisinde de bulunan  Venüs ‘ü sembolize etmektedir. Aynı zamanda bu iki sembolle beraber Güneş diski olan  Şamaşda  kullanılmaktadır.

Bir çok Akademik Çalışmada Sümer toplumu içerisinde “Hilal ve Yıldız” üçlü sembolün bir parçası olarak tanımlanır. Bu da Sin’in  Ay ‘ı, İştar’ın  Yıldızı  ve Şamaş’ın  Güneş ‘idir.

Hilal ve yıldız sembolünün birlikte kullanımına ilk eski  İsrail  Devletinde rastlanılmaktadır. Burada M.Ö. 14. yüzyıl veya 13. yüzyıl’ın sonlarında hükümsüren Moab veya Moabites tarafından kullanılmıştı . Moabites ismine ait mühürlerde sıkça ratlanılmıştır.

Hilal ve yıldız motifi genellikle bütün  Sasani  paralarınnda bulunmaktaydı.

Türki Kağanlıkların paralarında Hilal ve yıldız ilk kez  Taşkent  yakınlarında bulunan M.S. 8. yüzyıl Göktürk paralarında görülmektedir.

Genel teori  Osmanlılar ‘ın ay ve yıldızı  Konstantinopolis ‘i feth ettikten sonra kullanmaya başladıkları yönündedir. Ancak bunun kesinliğinden söz etmek güçtür.  Bizans İmparatorluğu ‘nun ve  Konstantinopolis ‘in yükselişinden sonra “Hilal ve yıldız” sembolü sık olmamakla beraber kullanılmıştır.

Gerçek şu ki hilal ve yıldız Osmanlılar tarafından kullanılmadan önce İslamla ilişkilendirilmemişti. Bunu kanıtı ise Haçlılar döneminde de Rozetler ve bazı Bizans imparatorlarının sikkeleri üzerinde bulunmasıdır.

 Türk araştırmacılar bu sembolün Bizans İmparatorluğundan devralındığı konusunda şüpheci olmuşlardır. Bun konudaki yazılardan biride  Mehmet Fuat Köprülü  tarafından hazırlanmıştır;  Bu açık, ancak, kökeni ne olursa olsun, bu semboller Asya’nın çeşitli yerlerinde ki Türk devletlerinde kullanılmıştır. Bundan dolayı hiçbir sebeple Bu sembolün Bizans’tan Osmanlıya devredildiğini söyleyemeyiz.
Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin