Henri de Saint Simon

Ünlü Fransız düşünürü St. Simon, daha 13 yaşında iken dinsel dogmalara koşulsuz itaati reddetmiş ve genç yaşında bir yakınının etkisiyle Yorktown’a giderek Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na katılmıştır.

Ülkesine dönmeden önce de Pasifik ile Atlas Okyanusunu birbirine bağlayacak Panama Kanalı inşaat planı için Meksika Genel Valisini temsil etmiştir (1783).

Fransız Devrimi sırasında 11 ay hapishanede kalmış ve burada insanlığın bilimsel ve sosyal reformu hakkındaki düşüncelerini formüle etmiştir. Her zaman coşkulu bir insan olarak ölüm yatağında iken, kendisini mali açıdan destekleyen Olinde Rodriquez’e şunları söylemiştir:”Yaptığın büyük işlerin seni heyecanlandırması gerektiğini unutma.” Nitekim Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na heyecan duyarak katılması ve subay olarak dövüşmesi böyle bir heyecan sonucu olsa gerektir.

Aynı şekilde Fransız Devrimi de kendisine yapılanlara rağmen onun desteğini kazanmıştır. Çünkü St. Simon şanssız ve yoksul olmasına karşılık, yüksek soylu bir memurdu. Fransız devrimi sırasında yaşabilmek için adını M. Bonhomme olarak değiştirmek zorunda kalmıştı. Buna rağmen tepeden inmeci jakoben devrimciler onu geçmişine dayanarak hapse atmışlardı. Ancak aristokrasiye karşı olan devrimcilerin yardımı ile hapishaneden kaçmayı başarmış ve tekrar eski ismini almıştı.

17 Ekim 1760’da Paris’te yoksul fakat soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Gençliğinde Aydınlanmacı filozoflardan etkilenmiştir. Özellikle d’Alambert gibi Ansiklopedistlerin etkisiyle Antik Çağ düşüncesinden beslenerek dinsel ve siyasal kurumların modasının geçtiği düşüncesine ulaşmıştır. Artık eskimiş olan monarşinin, aristokrasinin ve papazların önceki dönemlerde önemli işlevler görmelerine rağmen, artık sadece kendi imtiyazları için mücadele ettiklerini ve gelecek için yararsız olduklarını düşünmüştür.

Durkheim’a göre, St. Simon 19. yy düşüncesinin tohumlarını atmıştır. F. Engels, “daha sonraki sosyalizm ile ilgili tüm düşünceleri St. Simon’da bulmak mümkündür” demiştir. Nitekim St. Simon, K. Marx ve F.,Engels’in Komünist Manifesto’yu yayınlamalarından 23 yıl önce ölmüştür.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin