Helikopter Aile Nedir? Fanusta Yaşayan Çocuklar Ne Tür Sorunlar Yaşar?

Her ebeveyn çocukları için en iyisini ister; dünyanın kötülüklerinden korumak, iyi şartlarda ve iyi bir hayat sürmesini ister. Peki bunu isterken çocuklarımızı bir cam fanus içinde yetiştirmemiz ne kadar doğru, gerçekten dünyadaki tüm kötülüklerden koruyabilecek miyiz cam fanus içinde yoksa bizim bu korumacığımız daha mı çok zarar verecek hem çocuklarımıza hem de böyle çocukların çoğaldığı topluma? Gelin birlikte gittikçe yaygınlaşan ‘’Helikopter Aile’’ kavramına ve çocuklarımızı yeri geldiğinde kendimizden de nasıl koruyacağıza bir bakalım….

Nedir Bu ‘’Helikopter Aile’’ Kavramı, Hayatımıza Nasıl Girdi?

Bu kavramı bize kazandıran, bir çocuğun annesini şikayet için sarf ettiği ‘’”annem sürekli başımda helikopter gibi dolanıyor” ‘’ sözleri olmuştur. Foster W. Cline ve Jim Foy tarafından 1990 yılında‘’ Parenting with Love and Logic Teaching Children Responsibility adlı kitapta kullanılarak literatüre girip yaygınlaşmıştır.

Bugün aileler eskiye nazaran dünyanın daha tehlikeli bir yer olduğu fikrine kapılıp -tabi bunda medyada yer alan haberlerin etkisi de çok büyük -çocukları için daha fazla endişelenmeye başlamış, bu da beraberinde ailelerin çocukları üzerinde daha fazla korumacı bir hal almalarını getirmiştir. Bu korumacılık bazı ailelerde fazla abartıya kaçmakta ve ‘’Helikopter Aile’’denen psikolojik ve sosyolojik soruna yol açmaktadır. Bu aileler çoğunlukla orta ve üst sınıf eğitimli insanlar olarak düşünülse de aslında toplumun her kesiminde görülen ebeveynlerdir.

Çocuklarının başından ayrılmayan, etrafında pervane olan, her şeylerine yetişmeye çalışan, kişiliklerine ve hayatlarına -iş ve özel hayatları dahil -müdahale etmekten zevk alan ve bunları büyük özverilerle yapan, çocuklarını kendi hayatlarının bir uzantısı olarak görmekte hiçbir sakınca görmeyen, her türlü sorunlarını kendileri çözmeyi görev edinmiş anne babalardır. Bu ebeveynlerin esas problemi, çocuklarının kendilerinden uzaklaşıp bağımsız bir birey olmalarını, yaşamın doğal bir süreci olduğu gerçeğini kabullenemeyişleridir.

Aileleri Aşırı Korumacılığa İten Sebepler Nelerdir?

  • Gelecek kaygıları: Dünyadaki belirsizlikler, ekonomik krizlerin beraberinde getirdiği işsizlik, ailelerin endişelerini ve koruma içgüdülerinin gelişmesine ve çocukları üzerinde abartı müdahale yapmalarına neden olmaktadır.
  • Başarısızlık korkusu: Aileler kendileri için başarısızlık korkusu yaşarlar, iyi ebeveyn olabilmek için çok çaba sarf ederler. Çocuklarının başarısızlıklarını önleyebilecekleri halde bir şey yapamamaktan ve onların başarısızlıklarını görmekten çok korkarlar.
  • Telafi çabası: Geçmişlerinde bazı şeylerden sevgi, ilgi vs gibi duygulardan mahrum olan ebeveynler bu eksikliklerini, çocuklarına aşırı ebeveynlik yaparak telafi etmeye çalışırlar.

Çocukların Üzerindeki Olumsuz Etkileri Nelerdir?

Anne ve babalar çocukları için bunları yaparken, onlar için her şeyin en iyisini bildiklerini ve yaptıklarını düşünürler, fakat gerçek aslında çocuğa ‘’sen tek başına hiçbir işe yaramazsın, beceriksizsin, ben veya biz olmadan bir şeyi beceremezsin’’ mesajı vermektedir. Bu inanışla ve mesajla yetişen çocuk ve çocuklar bazen dışarıdan çok zeki ve başarılı gözükse de aslında; özgüveni eksik, yetersizlik hissi yüksek, bastırılmış kişilik, problem çözmede yetersiz, karar verme yeteneği olmayan, ailesine bağımlı bireyler olurlar.

Ayrıca hem iş hem de özel haytalarında birçok sorunla karşılaşırlar, sağlıklı ilişkiler içine giremezler.
Böyle ailelerde yetişen sağlıksız çocuklar, sadece kendileri ve aileleri için değil, toplum içinde sorun teşkil ederler. Sağlıksız bireyler, sağlıksız toplumlar oluşturur.

Peki Aileler Ne Yapmalı?

  • Ailelerin ilk olarak, çocuklarının yaşamları boyunca eli, ayağı, beyni olamayacağını kabul etmeleri ve çocuklarına hayatlarını gerektiğinde tek başlarına idame ettirecek yetenek ve becerileri kazanmalarına imkanlar verip onlara rehberlik ve destek olmaları gerekir.
  • Hata yapmalarına izin vermeliler ki, yaptıkları hatalardan ders alabilsinler ve hayatı öğrensinler ve böylece ilerleyebilsinler.
  • Anne ve babalar başarılı ve mutsuz bir çocuk yerine mutlu ve keyifli ayakları üzerinde durabilen bir çocuk sahibi olmanın önemini kavramaları ve davranışlarını buna göre yönlendirmeleri, hayatı kendi başlarına öğrenmelerine destek ve rehberlik yapmakla yükümlü olduklarını unutmamalıdır.
  • Çocuklarınız başarısız olduklarında hemen üzülmeyin bırakın başarısız olsun, bunun onun tecrübesini arttıracağını unutmayın ona nefes alma alanı bırakın sorumluluklarını kesinlikle üzerinize almayın
  • Çocuk bir sorunla karşılaştığında çözüm üretmeyin, bırakın kendisi sorumluluğunu bilsin ve tecrübe kazansın..
  • Çocuklarınıza emredici ve dikte edici cümleler yerine ‘’bunu şöyle yap, hayır böyle olmaz’’, empati cümleleri kurun ‘’evet seni anlıyorum ,bunu çözmek için bir şeyler düşündün mü?,ne yapmayı planlıyorsun ‘’gibi destekleyici ve katılımcı cümleler sarf etmek çocuğunuzun olumlu gelişimine katkıda bulunacak ve özgüvenli, sağlıklı,kendinden emin ne istediğini bilen bireyler yetişecektir.

Kısacası; sizde eğer helikopter aile olduğunuzu düşünüyorsanız, bunun biran önce farkına varıp çocuklarınıza hayatı cam bir fanusta sunmayı bırakın ,dikenli ve zorlu yollardan öğrenmesine yardımcı olun ki tek başına da kalsa hayata karşı dirençli ve ayakları sağlam bir birey olarak toplumda yerini alsın. Jackson Brown’’un dediği gibi anne ve babaların asıl sorumluluğu yol haritası çizmek değil, bir yol haritası vermektir.

Kaynakça:
temdem

Yazar: Sultan Yıldırım

About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin