Gavs Seyyid Abdülhakim Bilvânisî

Bulunduğumuz asırda yetişen gönül mimarlarından bir maneviyat kutbu Seyyid Abdülhakim el-Hüseynî [kuddise sırrıhû] hicrî 1322, milâdî 1904 yılında Bitlise bağlı Baykan ilçesinin Kermete köyünde dünyaya geldi. Hz. Hüseyinin [radıyallahu anh] soyundan olduğu için el-Hüseynî nisbesiyle tanınmıştır. Ecdadı Bilvânisli olduğu ve burada yaşadığı için Gavs-ı Bilvânisî Gavs-ı Kasrevi veya Gavs hazretleri diye anılmıştır.

İlim tahsiline babasının yanında başlayarak büyük âlimlerden ders almış, daha sonra Suriyeye giderek Ahmed Haznevî hazretlerine [kuddise sırrıhû] intisap etmiş ve ilmine devam etmiştir. Gavs hazretleri, mürşidinden icâzet, hilafet ve irşad izni aldıktan sonra memleketine dönüp kendini bütün ilmini ve irfanını aktarmaya, talebe yetiştirmeye ve insanları irşad etmeye adamıştır. On binlerce insanın hidayetine, tasavvuf yolunda ilerlemesine vesile olmuştur.

Nurşin medreselerinde başlayan ilmî hayatı, Suriyede devam edip Adıyamanda noktalanmıştır. Burada oğulları Seyyid Muhammed Raşid [kuddise sırrıhû] gibi âlim ve muhterem bir zatı yetiştirmiş. Bununla birlikte nice veli zatı yetiştirip kendilerine hilafet vermiştir. 1972 yılında tedavi için gittiği Ankarada Hakkın rahmetine kavuşmuş, Adıyaman Kâhta ilçesi Menzil köyüne defnedilmiştir.

Şu sohbet onundur:

İnsan amelini cennet için, cehennem korkusu için yapmamalı, ancak Allah dostluğunu kazanmak için yapmalıdır.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin