Dunning Kruger etkisi

Gerçekten  bilgili ve yetenekli insanlar  çalışma hayatında  “fazla alçakgönüllü”  davranarak kendilerine haksızlık edecekler,  öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler (ve bilinmeyince için için kırılacaklar ve kendilerini daha da geriye çekecekler) ve muhtemelen üstleri tarafından  “ihtiras eksikliği”  ile suçlanacaklardır.  Sonuçta, “kifayetsiz muhterisler” her zaman ve her yerde daha hızlı yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır.

İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan  “yetersiz” , kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır.  Aksine bunu bir “hak”olarak görecektir.

Asıl vahim olan, bu “yetersizlik + haddini bilmeme” kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması.  Kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi.

Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama  gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
1. Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
2. Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
3. Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
4. Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Dunning–Kruger etkisi ya da Dunning–Kruger sendromu, Cornell Üniversitesinin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılama eğilimidir.

Bu hipotezede iki bilim adamı, Türkçe’de “cahil cesareti” ile benzer “Yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir.” görüşünü savunmaktadır.

Hipotez:
1. Yetkin olmayan insanlar becerilerine aşırı değer biçme eğilimindedirler.
2. Yetkin olmayan insanlar diğer insanlardaki sahici beceriyi farkedememektedirler.
3. Yetkin olmayan insanlar kendilerindeki yetersizliğin boyutunu görememektedirler.
4. Eğer bu yetkin olmayan insanlar becerilerini geliştirmek üzere eğitilirlerse, geçmişteki eksikliklerini farkedip kabul etmektedirler.
Sonuç olarak insanlar, bir konu hakkında ne kadar az biliyorsa, o konu hakkındaki az olan bilgisi aslında ne kadar az bilgi sahibi olduğunu farketmesini engellediği gibi, sanki konuyla ilgili her şeyi biliyormuşcasına bir özgüven kazandırmaktadır.

“Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.”  Charles Darwin

“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”  Bertrand Russell

1999 yılında ortaya atılan görüş, 2000 yılında Justin Kruger ve David Dunning’e psikoloji dalında  Ig Nobel Ödülü  kazandırmıştır.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin