Dikey tarım dünyanın geleceği için ne kadar önemli?

Dünya nüfusu şişmeye devam ediyor. Wikipedia verilerine göre ilk olarak 1802 yılında 1 milyar barajını geçen dünya 2011 yılı verilerine göre 7 milyara ulaşmış. Ancak işin korkutucu yanı nüfusun artan bir ivmeyle her 10 yılda bir yaklaşık 1 milyar artması. Yapılan tahminlere göre 2050’de dünya nüfusu 12 milyar olacak. Durum böyle olunca bu kadar aç insanı doyurmak şimdi bile problem iken 2050 yılında veya daha da ilerde oldukça büyük problemler yaratacak diyebiliriz.

Eğilimler gösteriyor ki giderek kendi gıdalarımızı yetiştirmeye başlayacağız ama tek başına bu da yeterli olmayacak. Tam da bu nedenle daha büyük bir trend olarak dikey tarımcılığın giderek önem kazanması bekleniyor.

Dikey tarımın faydaları

Dikey tarım denildiği zaman akıllara çok radikal değişimler gelmesine gerek yok aslına bakarsanız. Kimyasal veya biyolojik değişimlerden söz edilmiyor çünkü. Dikey tarımın amacı daha az yer kaplayarak daha verimli ve etkin bir şekilde ürün yetiştirmek. Üstelik bunu yaparken doğal kaynaklar en son damlasına kadar kullanılıyor.

japonya-dikey-tarim

 

Singapur, Japonya, Amerika şu anda dikey tarım yaptıkları (hem de tonlarca ürün ürettikleri) tesislere sahipler ve bu tesislerin tamamı güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve yağmur sularını üretim alanlarında kullanıyorlar. Böylece daha az yer kaplayarak çok daha fazla ürünü sağlıklı bir şekilde üretebiliyorlar. Örneğin şu anda dünyanın en büyük dikey tarım tesisi Japonya’da bulunuyor ve normal bir tarım arazisinde üretildiği zaman harcaması gereken suyun sadece %1’ini kullanarak aynı miktarda ürün üretiyor. Ayrıca %80 daha az enerji harcıyor.

Yenilikçi şirketlerden biri Urban Crops. Bu tesislerde topraksız (hydroponic) bir üretim modeli kullanılıyor. Direkt bitkilere bağlı bir yöntem ile özel besinler ve minerallerle bitkiler besleniyor. Bu teknik sayesinde normalde 500 m2 alana ihtiyaç duyulacak kadar üretimi 50 m2 alanda yapabiliyorlar. Ürünlerin daha iyi büyüyebilmesi için led mor ışıklar geliştirilmiş ve en iyi büyüme ortamı tesis edilmiş durumda. Tabi şirket bu işte tek başına değil bir çok farklı rakip girişim hayata geçmeye başlamış durumda.

Amerika’nın New Jersey eyaletinde hizmet vermeye başlayan Aerofarms tam kapasite çalışmaya başladığında dünyanın en büyüğü olacak. 3.5 dönüm arazi üzerinde kurulu olan bu girişim her yıl yaklaşık 1 ton yeşillik (marul, ıspanak gibi…) üretim kapasitesine sahip ve bu da geleneksel tarım arazisi olarak 13.000 dönüme eşdeğer.

Yakın zamanda terasında güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve yağmur suyu depolama alanı bulunan, ara katlarında seri bir şekilde üretim yapan ve en altında restoranda bunlardan yemek pişiren ve/veya markette bu ürünleri satan bir çok dikey tesis görebiliriz. Gelişen teknoloji ve dijital sanayi devrimi artık bunlara alışmamız gerektiğini söylüyor. Siz buna hazır mısınız?

About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin