Alibaba, Yalnızlar (Bekarlar) Günü’nde yeni bir rekora koşuyor

alibaba.com

Çinli e-ticaret devi Alibaba, bu yıl da Yalnızlar (Bekârlar) Günü‘nü büyük bir kazançla kapatmak üzere. Geçen yıl 11 Kasım’ın ilk 8 dakikasında 1 milyar dolar satış yapan Alibaba, bu ilk iki saatte tam 7 milyar dolarlık satış yaptı.

Çin’in en büyük e-ticaret çılgınlığı olarak bilinen Yalnızlar Günü, elbette Alibaba için oldukça karlı geçen bir gün ve bugüne özel çeşitli indirim kampanyalarına sahne oluyor. Gelen ilk bilgilere göre Alibaba, ilk iki saatte 7 milyar dolarlık satış yapmış ki bu tutar geçen yılın tüm günlük satışının neredeyse yarısına denk düşüyor.

İlk 12 saatte 12 milyar dolarlık işlem yapan Alibaba için şimdilik saatte 1 milyar dolarlık satış yapıyor diyebiliriz. Fakat gün sonunda toplam satış tutarının 20 milyar dolar olacağı öngörülüyor zira günün ilerleyen saatlerinde satışlar düşüş gösteriyor.

alibaba-yalnizlar-gunu

Geçen yıldan örnek verecek olursak, 11 Kasım 2015’in ilk 8 dakikasında 1 milyar dolarlık satış yapan Alibaba, 1 saat içinde 3,9 milyar dolar ilk 12 saat içinde 9 milyar dolar satış yapmıştı. Günü ise 14,3 milyar dolar ile kapatmıştı. Bu tutar Facebook’un 2014 yılı gelirinden fazla olsa da Alibaba’nın satış tutarının tamamını gelir olarak hanesine yazmadığını belirtmekte fayda var. Zira bu tutar brüt değer olarak kayıtlara geçiyor ve Alibaba gelirlerinin esas kısmını reklamlardan elde ediyor. Elbette şirket bu günün reklamını yapmak için de belli bir pazarlama bütçesi ayırıyor.

Çin’de geçen yıl yapılan toplam 11 Kasım satışlarının toplam tutarı bir önceki yıla göre yüzde 36,2 oranında artarak 3,8 trilyon yuan yani 55,7 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiş. Analistler hızla büyüyen Çin e-ticaret pazarı hacminin 2018’de 1,57 trilyon dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

About these ads

Pornhub 2016 verilerini açıkladı Türkiye’nin pornoyu nereden izlediği ortaya çıktı

Dünyanın en çok ziyaret edilen porno içerikli web sitesi Pornhub, geçtiğimiz günlerde 2015 boyunca kaydettiği verileri derledi. Ortaya çıkan sonuçlar Türkiye ile ilgili çok ilginç bir detayı da gözler önüne sererken dünyanın 2015 porno bilançosu dudak uçuklattı!

Porno endüstrisi internet kullanımının yaygınlaşmasıyla son 20 yılda büyük bir patlama yaşadı. Çekilen film sayısındaki astronomik artış, porno bağımlısı haline gelen bir nesil ve pek çok ülkenin tüm borçlarını ödeyecek noktalara varan bir sektörün ortaya çıkarttığı veriler ister istemez dikkat de çekiyor. Pornhub her sene düzenlediği yıllık istatistiklerini 2016 için de derledi ve Türkiye için oldukça ilginç bir detay ortaya çıktı. İşte o raporda yer alan sonuçlar…

 1. İNSANOĞLUNUN ZAMANI PORNO İZLEMEKLE GEÇİYOR!

Şaka değil, abartı değil dünyada üzerinde en çok vakit kaybedilen uğraşlardan biri porno izlemek. Şöyle ki 2015 yılı boyunca sadece Pornhub sitesi üstünde 4 MİLYAR SAAT’ten daha fazla süre porno izlenmiş! Bir yılın yaklaşık sadece 8.800 saat sürdüğünü düşünecek olursanız aynı anda pek çok kişi tarafından defalarca açılan porno filmlerin ortaya çıkarttığı sayı insanoğlunun dünya üzerinde var olduğu sürenin bile 2.5 katına yakın bir zamana eş değer!

2. İZLEMEYEN NEREDEYSE YOK!

Pornhub’a toplam ziyaret sayısı 21.2 milyar olarak 2015’te kayıtlara geçti. Dünya üzerinde 7 milyar insan olduğunu ve bunların yaklaşık 3’te 1’inin internet erişimi olmadığını düşünürseniz geri kalan insanların en azından meraktan bile olsa bir kez porno siteleri ziyaret ettiği gerçeği ortaya çıkıyor.

3. AŞK!
İlginçtir Pornhub’da izlenen bütün videolara yapılan yorumlarda en çok kullanılan kelime: “Love” yani aşk! Bunu “Ateşli” ve “Seksi” kelimeleri takio ediyor…

4. ABD PORNOKOLİK!

Sayfa başına görüntüleme oranlarında 2015 rekoru ABD’ye ait. ABD’de sayfa başına görüntüleme ortalaması 191, bu ABD’de yayın yapan haber sitelerinden tutun bloglara kadar bütün Web içerikli yayınların çok ötesinde bir oran. Bu da ABD’nin pornokolik bir hale geldiği izlenimini yaratıyor. ABD’yi 168 ile İngiltere takip ediyor.

5. Filipinler çıldırmış, Küba’nın erken boşalma sorunu var!

Sayfa başına ortalamada rekorlar kıran ABD, ziyaret başına izleme süresinde Filipinler’in gerisinde kalmış. Filipinlerde ortalama ziyaret başına geçen süre 12 dakikanın üstünde bu durumu değerlendiren Pornhub yetkilileri “Masturbasyon öncesi ön sevişme diye bir şey varsa bunu Filipinler’de keşfetmişler” yorumunda bulunuyor. ABD, Avustralya, Hindistan, Kanada, Hollanda ve daha pek çok ülkenin ortalama izleme süresi 9 dakika. Türkiye hakkında bu konuda bir veri yok ancak açıklanan sayılara göre tahmini izleme süremiz 7 dakika civarında. Küba’da ise bu süre 5 dakikaya düşüyor ki Pornhub bu olayı yine esprili bir şekilde yorumluyor; “Sürekli bağlantı kopma sorunları var ya da erken boşalma konusunda ciddi sorunlar yaşıyorlar.”

6. YATMADAN ÖNCE PORNO!

Dünya çapında en çok porno izlenen saatler gece 10 ila 12 arasında oluyor. Uyumadan önce son izlediğimiz şey porno olabilir mi? Bu saat dilimlerinin zirve yaptığı gün ise Cumartesi!

7. LEZBİYENLİK TREND OLMUŞ!

Dünya çapında Pornhub’da en çok aranan kelime “Lezbiyen” olmuş. bu kelimenin oranları o kadar yüksek ki, Pornhub dünyada lezbiyenliğin bir trend olduğu görüşünü paylaşıyor. Bu kelimeyi “Genç” , “Üvey Anne” “Çizgi Film” kelimeleri takip ediyor.

8. DEV KADIN!

İlginçtir en hızlı yükselen kelime trendi ise “Dev Kadın” tanımı üzerinde. “Giantess” olarak aranan bu kelimenin karşılığında dev boyutta kadınların ufak tefek erkeklerle birlikte olduğu görüntüler çıkıyor. Pornhub bunu oldukça ilgi çekici buluyor.

9. KIM KARDASHIAN YİNE ZİRVEDE

Pornhub’un yıllardır düzenlediği anketlerde değişmeyen tek veri ise Kim Kardashianoldu. Sansasyonların kadını yine porno sitelerde en çok ilgi gören isim oldu.

10. KÜTÜPHANEDEKİ GENÇ KADIN TARİHE GEÇTİ!

Aramalarda en hızlı yükselen değerlere sahip olan isim ise Kütüphane’deki webcam görüntüleriyle haber bültenlerine de konu olan Kendra Sunderland oldu!

11. TÜRKİYE “BEBEK” DEDİ!

Dünyadaki porno arama trendlerini bir haritaya döken Pornhub, Türkiye’nin “Babe yani “Bebek” kelimesi üzerinde odaklandığını ortaya çıkarttı. Türkiye ile bu kelimeyi paylaşan ülkeler arasında Pakistan, Bangladeş ve Endonezya var.

12. HİNDİSTAN’DA GENÇLİK PORNOKOLİK OLMUŞ!

İzleyici yaş grubunun ortalaması tüm dünyada 35 olarak ortaya çıkarken, Hindistan’da bu oran oldukça gerilerde Hindistan’daki porno izleyicilerinin %40’ı 18-24 yaş grubunda! Bu değerlerin yansıtıldığı alanda Türkiye ile ilgili bir veri yok.

13. TÜRKİYE “CEPTEN” PORNO İZLİYOR!

Türkiye en çok izleyen, en uzun süre izleyen ülkeler arasında yer almazken pornoyu mobil cihazlardan ve özellikle cep telefonundan en çok izleyen 3. ülke oldu! Etiyopya ve Iran’ın ardından bu sırayı elde eden Türkiye’de porno izleyicisinin foyası meydana çıktı desek yeridir.

14. PORNO WALKİNG DEAD’İ BİLE YIKTI GEÇTİ

Pornhub pek çok televizyon programını da kelimenin tam anlamıyla ezdi geçti. Televizyon yayınları sırasında Pornhub’daki izlenme oranlarını ölçen yetkililer şaşırtıcı sonuçlara ulaştı. Verilere göre ; Walking Dead 6. Sezon ilk bölümü, Big Bang Theory 9. Sezon ilk bölümü, Altın Küre Ödülleri, Oscar Ödülleri, Super Bowl, NBA Finalleri, Copa America Finali, Dünya Boks Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi Finali, Fransız Açık Tenis Turnuvası gibi reyting rekorları kıran yayınlar porno filmlerin izlenme değerlerinin gerisinde kaldı!

Dünyanın ilk dinozor beyni fosili bulundu

Dünyanın ilk dinozor beyni fosili

İngiliz bilim insanları, yıllar önce ülkenin güneydoğusundaki Sussex kentinde bir sahilde bulunan kahverengi taşın, bir dinozor beyni fosili olduğunu açıkladı.

Taşı özel bir mikroskop kullanarak detaylı bir şekilde inceleyen Cambridge Üniversitesi’nden bir ekip, dünyada ilk kez bir dinozor beyni bulunduğunu duyurdu.

Bilim insanları, beyin fosili bulunan dinozorun yaklaşık 130 milyon yıl önce yaşayan Iguanodon gibi bir ot obur olduğunu söyledi.

Bir bataklıkta öldüğü düşünülen dinozor, kafasının çamura gömülü kalması sebebiyle şekli korunmuş ve zamanla fosilleşmiş.

Bu sebeple fosilin bugüne kadar korunabildiği düşünülüyor.

Ayrıca incelemeyi yapan ekip dinozor beyninin, bugünkü timsah ve kuşlarla benzer özellikler taşıdığını da söyledi.

Cambridge Üniversitesinden Dr Alex Liu, “Beyin dokularının korunma şansı inanılmaz düşük, bu sebeple bu buluş oldukça şaşırtıcı” dedi.

Az eğitimli kişiler, teknolojinin işlerini ellerinden alacağına inanmıyor

“Teknolojinin bir şekilde gelecekte işinizi elinizden alacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna “hayır” diyebilecek kadar cesaretli ve işinden o kadar emin olmak gerçekten çok büyük bir lüks diye düşünüyorum. En azından BusinessInsider‘ın yayınladığı anket sonuçlarını görene kadar böyle düşünüyordum.

Bir maaş karşılaştırma sitesinin 900 kişi üzerinde yaptığı anket sonucuna göre insanların büyük çoğunluğu işlerini bir robot yüzünden kaybedebilecekleri konusunda pek endişeli değil. 900 kişilik örnek küme içerisinde herhangi bir diplomaya sahip olmayan kişilerden tutun da MBA yapmış kişilere kadar geniş bir profil yer alıyor. Sonuçlar ise oldukça ilginç.

robotlar-isinizi-elinizden-alabilir-mi

 

Eğitim seviyesine göre sonuçlar listelendiğinde, herhangi bir diploma sahibi olmayan kişilerin sadece %18’inin işlerini teknolojik gelişmeler yüzünden kaybetme korkusu yaşadığı sonucuna ulaşılıyor. Başka bir deyişle %82’si herhangi bir endişe duymuyor. Finans alanında yüksek lisans yapan kişilerin ise %40’ı işlerini kaybetme korkusu yaşıyor.

Eğitim seviyesi arttıkça tedirginlik artıyor. (Aslında hayatın genelinde de eğitimli kişilerin herhangi bir olay karşısında yaşadıkları tedirginlik eğitimsiz kişilere göre her zaman daha yüksek olduğu için normal karşılanabilir.)

Beni asıl şaşırtan şey teknolojinin hayatımızın en ince ayrıntısına kadar girdiği, internetin veya elektriğin kesildiği 10 dakikanın bile katlanılamaz olduğu bu günlerde henüz çoğunluk işini kaybetme korkusu yaşamıyor. Yani kimse yaşanan gelişmelerin tam olarak farkında değil diyebiliriz.

Oxford Üniversitesi tarafından düzenlenen “Technology at work: V2.0” araştırmasının sonuçları ise durumun ne kadar endişe verici olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre İngiltere’de işlerin %35’i otomasyon teknolojileri tarafından ele geçirilecek. Başka bir deyişle İngiltere’de çalışanların %35’inin işi tehlike altında. Bu oran Amerika’da %47 ve riskin en yüksek olduğu Çin’de bu oran %77 civarında.

Özellikle kas gücüne dayalı ve düşük vasıflı meslek sahipleri işlerini ilk kaptıracak kişiler arasında gösteriliyor ve onları da fabrikalarda çalışan kişiler takip ediyor.

2025 yılına kadar Amerika’da iş hayatının %7’si robotlar tarafından ele geçirilecek. Yani gelecek çok da uzağımızda değil. Milenyum nesli bu durumdan fazlasıyla etkilenecek, bu açık bir gerçek fakat X nesli (1965-1981 arası doğanlar) bu durumun kendilerini etkilemeyeceğini düşünüyorsa maalesef yanılıyorlar. Çünkü dijital sanayi sandıklarından çok daha hızlı gelişiyor.

WWF: İnsanoğluna tek gezegen yetmeyecek

Dünya Doğayı Koruma Vakfı doğal kaynakların hızla tüketilip çevrenin kirletilmesinin en geç 2030’da doğal depresyona yol açacağını iddia etti.

Symbolbild Erde Umweltschutz Rettung (imago/AFLO)

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) insanlığın aşırı müsrif yaşama alışkanlığıyla bütün doğayı tehdit ettiğini savundu. Vakfın ‘2016-Yaşayan Gezegen’ raporunda her yıl yerkürenin barındırdığının 1,6 katı doğal kaynak tüketildiği ve doğanın yağmalanması yüzünden 1970 – 2012 yılları arasında 14 bin omurgalı canlı türünün yüzde 60 oranında azaldığı belirtiliyor.

Rapora göre en çok tatlı sularda yaşayan hayvanların nesli tehlikede. Tatlı su canlılarının sayısı aynı süre zarfında yüzde 80 oranında azalmış. Canlı türlerinin azalmasında öncelikle doğal ortamın hammadde ihtiyacı sürekli artan insan tarafından tahrip edilmesi rol oynuyor. Son 25 yılda ormanların azalma hızının düşmüş olmasına rağmen bu süre zarfında 239 milyon hektar genişliğindeki ormanlık alan yok olmuş. Ormanların azalmasında iklim değişikliği ve çevre kirliliği de etkili oluyor.

Denizlerdeki kirlilik yüzünden mercan kayalıklarının tehlikede olduğu belirtilen Dünya Doğayı Koruma Vakfı raporunda Almanya’daki canlı türlerinin de hızla azaldığına dikkat çekiliyor. Almanya’daki 32 bin hayvan, bitki ve mantar türünün yüzde 30’u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Canlı türlerinin yüzde 5,6’sı ise yoğun tarımcılık nedeniyle tamamen kaybedilmiş.

default

İnsanlara tek dünya yetmeyecek

Vakıf bu şekilde yaşamaya devam edildiği takdirde gıda, su ve enerji ihtiyacını karşılayabilmek için insanlığın 2030 yılında iki yer küreye ihtiyacı olacağını hesaplamış. Hesaplamalara insanın doğayı ekolojik sistemi ne kadar sömürdüğünü gösteren ‘ekolojik ayak izi’ esas alınıyor. Hesaplamalar sonunda ortaya çıkan ‘küresel hektar’ ne kadar küçük çıkarsa doğa o kadar az yıpratılmış sayılıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı Almanya şubesinden Christoph Heinrich insanlığın yeryüzünü hayati tehlikeye sürüklediğini ve bunu durdurabilmek için refah ve başarı tanımlamasının insanın, toplumun ve çevrenin sağlığını da kapsayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Apple’ın cirosunda 15 yıldan bu yana ilk kez gerileme

Dünyanın önde gelen teknoloji firmalarından Apple’ın cirosu 15 yıldan bu yana ilk kez geriledi. Özellikle iPhone satışlarındaki düşüşün bu olumsuz sonuca etkisi olduğu belirtiliyor.

Apple Geschäft (picture alliance/AP Photo/M. Lennihan)

 

Teknoloji devi Apple bu yıl içinde cirosunun yüzde 8 oranında düştüğünü ve 215 milyar 600 milyon dolara gerilediğini açıkladı. Apple kâr marjının da yüzde 14 oranında azalarak 45 milyar 700 milyon dolara gerilediğini bildirdi. Apple’ın cirosunun gerilmesinde özellikle iPhone satışlarındaki düşüşün rol oynadığına işaret ediliyor.

Sadece 45,5 milyon iPhone satabildi

Apple’ın temmuz ve eylül aylarında sadece 45,5 milyon iPhone sattığını, bunun ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5 azalmayı gösterdiği açıklandı. Şirketin iPad ve Mac bilgisayar satışlarında da azalma olduğu kaydedildi. Tablet bilgisayarların satışında yüzde 6’lık bir gerileme yaşandığı bunun da 9 milyon 300 bin cihaza denk geldiği belirtildi. Mac bilgisayar satışlarında ise yüzde 14’lük bir düşüş olduğu, bunun 4 milyon 900 bin daha az Mac satışı anlamına geldiği bildirildi.

Satış rakamlarındaki gerileme üç aylık istatistiklere de yansıdı. Bu yılın son çeyreğindeki ciro yüzde 9 oranında kayba uğrayarak 46 milyar 900 milyon dolara geriledi. Kâr oranının ise yüzde 19 gerileyerek 9 milyar dolarlık kayıba uğranıldığı da şirket tarafından açıklandı.

Uluslararası borsacılar bu gelişmelerden çok da etkilenmiş görünmüyorlar. Nitekim Apple hisse senetlerinde borsanın kapanışında sadece yüzde 2,79 orananda bir kayıp kaydedildi.

default

Piyasalardaki doygunluk şirketlerin pazar bulmasını zorlaştırıyor

Telekomünikasyon piyasalarındaki doygunlukluk nedeniyle iPhone satışlarında düşüş ve ciroda gerileme zaten beklenmekteydi. Bu yüzden çok sayıda başka akıllı telefon firması da pazar bulmakta zorlanıyor.

Apple şimdi kayıplarını iPhone7 ve Noel satışlarından telafi etmeyi ümit ediyor. Bu yeni akıllı telefon modeli eylül ayında malî yılın artık kapanırken kamuoyuna tanıtılmıştı. Daha büyük boyuttaki iPhone 7 Plus modeli ile Apple Watch’ın ikinci jenerasyonu da eş zamanlı olarak piyasaya sürülmüştü.

Apple’ın CEO’su Tim Cook müşterilerin yeni modellere ilgisine şirketinin “hayran kaldığını” söyledi. Cook, bu gelişme nedeniyle ekim ayında başlayan yeni üç aylık dönemde Apple’ın kârlarını yeniden yükselteceğinden emin olduğunu da sözlerine ekledi.

Apple yeni üç aylık drönemde 78 milyar dolar dolayında ciro yapmayı hedefliyor. Analizciler şirketin 75 milyar dolar kadar ciro yapacağını tahmin ediyor. Apple’ın sürekli rakibi konumundaki Güney Koreli Samsung şirketinin Galaxy Note 7 adlı yeni ürününün bataryasında patlama tehlikesi olduğu için cihazı piyasalardan çekiyor olması nedeniyle Apple’ın Noel döneminde bu boşluğu kendi lehine çevirebileceğine dikkat çekiliyor.

‘Afgan Kızı’ tutuklandı

80’li yıllarda National Geographic dergisindeki kapak fotoğrafıyla dünya genelinde ün kazanan “Afgan Kızı” Pakistan’ın Peşaver kentinde tutuklandı.

Frankreich Gemälde des berühmten Fotos der Afghanin Sharbat Gula (picture-alliance/Lou Avers)

 

1984 yılında Amerikalı fotoğrafçı Steve McCurry’nin çektiği fotoğrafın National Geographic’in kapağında yer almasıyla dünya çapında ün kazanan “Afgan Kızı” Şerbet Gula’nın Peşaver kentinde tutuklandığı bildirildi. Polis, Gula’nın tutuklandığını doğruladı. Polisten yapılan açıklamada, Gula’nın salı akşamından bu yana sahte kimlik bulundurmaktan gözaltında olduğu açıklandı. Pakistan hukukuna göre ülkede sahte kimlikle yaşadığı gerekçesiyle Şerbet Gula’nın 7 ilâ 14 yıl hapis ve 5 bin dolar para cezasına çarptırılması ve Afganistan’a sınır dışı edilmesi gündeme gelebilecek.

Amerikalı fotoğrafçı Steve McCurry, Peşaver kenti yakınlarındaki mülteci kampında Gula’nın fotoğrafını çekmişti. Fotoğrafı çekildiği sırada yaklaşık 12 yaşında olan Gula’nın keskin yeşil gözleri, anlamlı bakışları ve yüzündeki ifade, fotoğrafı dünyanın en ünlü fotoğraflarından biri haline getirdi. 1985 yılının haziran ayında derginin kapağında “Afgan Kızı” başlığıyla yer alan fotoğraf Afganistan Savaşı sırasında Afgan halkının içinde bulunduğu koşulların ve çektiği acıların sembolü haline geldi. Steve McCurry, 2002 yılının ocak ayında National Geographic ekibiyle Gula’ya ulaşabilmek için yeniden Afganistan’a gitti ve Gula’yı yeniden fotoğraflamayı başardı.

USA Steve McCurry (picture alliance/dpa/U. Perrey)

1979 yılında Sovyet Kızıl Ordusu tarafından işgal edilen Afganistan’da aşırı dinci grupların öncülüğünde bir direniş hareketi başgöstermişti. Sovyet Ordusu ise buna kapsamlı bombardımanlarla karşılık vermişti. Milyonlarca Afgan savaş nedeniyle ülkeden kaçmak zorunda kalmış, çoğu komşu ülke Pakistan’a sığınmıştı. Kısa bir süre öncesine kadar Pakistan’da 2,5 milyon dolayında Afgan yaşıyordu. Ancak Birleşmiş Milletler raporları, Pakistan’daki Afganlar için durumun zorlaştığını, birçoğunun güvenlik güçlerinin kovuşturma ve baskısı ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.