Kâinatın Yaratılmasına Sebep

Allah Teâlâ, Hz. Âdemi [aleyhisselâm] yasak ağaçtan yediğinden dolayı cennetten dünyaya indirdiği zaman, Hz. Âdem [aleyhisselâm] kusurunu anladı, affı için ağladı ve şöyle yalvardı:

Yâ Rabbi! Beni habibin Muhammed hatırına affeyle. Yüce Rabbimiz: Ey Âdem, sen benim habibim Muhammed’i nereden tanıyorsun? diye sordu. Hz. Âdem,

Yâ Rabbi! Sen beni cennete yerleştirdiğin zaman cennetin her yerinde, arşın üzerinde Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah yazısını gördüm. İsmi senin isminle birlikte zikredilen ve her yere nakşedilen bu zatın senin katında çok kıymetli ve sevgili biri olduğunu anladım. O sevgili kulunun hatırına beni affetmeni istiyorum dedi. Yüce Allah, Evet, o benim habibimdir. Senin evlatlarından biridir. Peygamberlerin sonuncusudur. Eğer onu yaratmasaydım seni de yaratmazdım. Seni onun hatırına affettim buyurdu(Hâkim, Müstedrek).

Allah Teâlâ buyurdu ki: (Ey Resûlüm!) Eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman, sana gelselerdi ve kendileri için Allahtan af isteselerdi, peygamber de Allahtan onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allahı tövbeleri çokça kabul eden ve çok merhametli bulurlardı (Nisâ 4/64).

About these ads

Mirac Yolculuğu

Hüzün dolu yılların ardından sevgili Peygamberimiz [sallallahu aleyhi vesellem] Allahın huzuruna davet edilmiştir. Onun Mekkedeki Kâbe-i Muazzamadan Kudüste bulunan Mescid-i Aksâya kadar olan yolculuğuna isra, oradan da Allah Teâlânın huzuruna götürülmesine mirac denir. İsra ve mirac hem ruh hem de beden ile gerçekleşmiştir.

Mirac gecesi sevgili Peygamberimiz [sallallahu aleyhi vesellem], bütün gökyüzünü dolaşmış, peygamberlerle buluşmuş, sidretül-müntehâ denilen madde âleminin sona erdiği ve mana âleminin başladığı yedinci kat semaya ulaşmıştır. Yaratılmışlara takdir edilenleri yazan kalemlerin seslerini bile işitmiştir. O âlemlerdeki nice manevi güzelliklere tanık olmuş. Bu manevi yükselişin sonucu, dünya âleminden uzaklaşmış, zaman ve mekânın olmadığı Allah Teâlânın huzuruna kavuşmuştur. Âlemlerin Rabbi ile konuşmuş. O gece Allah Teâlâ, sevgili Peygamberimize [sallallahu aleyhi vesellem], ümmetine hediye edilmek üzere günde beş vakit namazı farz kılmıştır. O gece gün doğmadan Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] Mekke-i Mükerremeye geri dönmüş. Gündüz olunca Mirac gecesi yaşadıklarını insanlara anlatmış. Onu ilk doğrulayan Hz. Ebû Bekir-i Sıd-dîk [radıyallahu anh] olmuş ama müşrikler ona inanmamışlardır.

Eden Bulur

Hz. Ali [kerremallâhu vechehû] şöyle der: Hakikatte kimse, kimseye ne zulüm ne de kötülük edebilir. Zira âyet-i kerimede Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Kim makbul ve iyi işler yaparsa kendi lehine, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir (Fussılet 41/46).

20. Yüzyılda Peygamberlik delilleri

Peygamber efendimiz Hazreti Muhammedin sallallahü aleyhi ve sellem peygamberliğinin 20. yüzyıldaki delilleri.

Önceden haber verdiği olaylar ve fetihler onun vefatından sonra olanlar bile gerçekleşmiştir. Üstelik bu sözlere bakıldığında onların bazı kahinlerin söylediği gibi üzeri kapalı, ne yana çekseniz o tarafa giden türden olmadığı da vicdan sahipleri için inkar edilemez bir gerçektir.

Garip hadis

Tebe-i tabiin (sahabeyi göreni gören)’den sonraki ulema’dan nakledilen hadistir.

Kadın hangi şartlarda çalışabilir?

Bir kadının, kızın, anası, babası ve mahrem akrabası yoksa veya var da, fakir iseler ve devlet de yardım etmez ve kimse yardım etmezse, bu kadın, kendinin, çocuklarının ve hastalık, ihtiyarlık sebebiyle çalışamayan fakir ana babasının nafakalarını temin etmek için çalışmak zorundadır. Erkekle karışık olmayan kadın işlerinde çalışır. Erkek bulunmayan iş yoksa, sıhhatini, dinini, namusunu, Müslümanlık haysiyetini ve şerefini koruyacak kadar farz olan nafakayı kazanmak için, yabancı erkeklerin bulunduğu yerde örtülü olarak çalışması caiz olur. Bu nafakayı kazanmasında mani olunması, ikrah olur. Böyle ihtiyaçtan fazla, orada kalması caiz olmaz. Çalışırken, başını, kollarını açması için zorlarlarsa, açmazsan burada çalışma derlerse, örtülü olarak çalışacak başka yer bulamayınca, kolları açık çalışması, İmam-ı Ebu Yusuf’un kavline göre caiz olur. Kadının kulaklarından sarkan saçlarını örtmesi farz değildir diyen âlimler de vardır. Harac olduğu zaman, bu zayıf kaville amel etmek caiz olur. Başında bulunan saçları örtmenin farz olduğu sözbirliğiyle bildirildiyse de, kulaklardan sarkan saçların açılması, zorlanmak sebebiyle caiz olur. Böyle zorlanan kadın, her zaman, erkekle karışık olmayan veya örtülü çalışacak yer aramalıdır. Bulunca, orada çalışması lazım olur. Saçlarını, kollarını sokakta, gidip gelirken örtmelidir. Müslüman erkekle evlenince, bunun nafakasını kocası temin etmeye mecburdur. Zengin olmadığı için, anasına, babasına ve çocuklarına nafaka vermesi lazım gelmezse de, kocasının izniyle çalışıp onlara bakması lazımdır. (S. Ebediyye)

Kıyamet alametleri

Ahiret hayatından önce bazı olaylar vardır ki onlara kıyamet alametleri (eşrat-ı saat) denir. Bunların başlıcaları şunlardır:

  1. Kırk gün devam edecek olan bir dumanın (duhan) ortaya çıkması. Bunun isabet ettiği müminler nezleye tutulmuş gibi olacaklar, kâfirler sarhoş gibi bir duruma geleceklerdir.
  2. Deccâl adında bir şahıs ortaya çıkacak, tanrılık iddiasında bulunacak ve istidrac adı verilen birtakım olağanüstü haller gösterecektir.
  3. Bir dabbenin, bir çeşit hayvanın yerden çıkarak insanlar ile konuşmasıdır. Bunun Mekke-i Mükerremede Safa tepesinden veya Tâiften çıkacağı rivayet edilmektedir.
  4. Güneş geçici bir zaman için batı tarafından doğacaktır.
  5. İsa [aleyhisselâm] gökyüzünden yeryüzüne inip bir müddet Hz. Muhammedin [sallallahu aleyhi vesellem] şeriatı ile amel edecektir.
  6. Yecûc ve Mecûc adında iki kabile yeryüzüne yayılıp fesada çalışacaklardır.
  7. Üç adet yer batması (hasef) meydana gelecektir ki bunların biri doğuda, biri batıda, diğeri de Arap yarımadasında ortaya çıkacaktır.
  8. Yemen tarafından dehşetli bir ateş çıkacaktır.
Kıyametin büyük alametleri

Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani, İbni Cerir ve İbni Hibban’daki hadis-i şerifte, şu on alametin çıkacağı bildirilmiştir:

1- Hazret-i Mehdi gelecek
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizi]

(Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdidir, sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebu Nuaym]

2- Deccal gelecek
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.) [İ. E. Şeybe]

3- Hazret-i İsa gökten inecek:
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için Yahudileri lanetledik. Onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine İsa gibi gösterildi.) [Nisa 157]

Hazret-i İsa göğe kaldırılmıştır. (Nisa 158)

(Elbette o [Hazret-i İsa’nın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydavi]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]

(İsa inince, her yerde sükûn, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla deve, kurtla kuzu serbestçe dolaşır, çocuklar yılanlarla oynar.) [Ebu Davud]

(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Mace, Nesai, İ.Ahmed, Taberani, İ.Hibban, İ. Cerir]

4- Dabbet-ül-arz çıkacak
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birinin meali şöyledir:
(Dabbet-ül arz, Musa’nın asası ile mümine dokunur, alnına Cennetlik yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührü ile vurur, Cehennemlik yazılır, yüzü simsiyah olur.) [Tirmizi]

(O söz başlarına geldiği zaman, [Kıyamet alametleri zuhur edince], onlara yerden bir hayvan çıkarırız, bu hayvan, onlara, insanların âyetlerimize kesin iman etmemiş olduklarını söyler.) [Neml 82, Tefsir-i Kurtubi]

5- Yecüc ve Mecüc çıkacak
Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Yecüc ve Mecüc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.) [Enbiya 96]

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Yecüc ve Mecüc, kıyametin ilk alametlerindendir.) [İbni Cerir]

6- Duman çıkacak
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Gökten bir duman çıkacağı günü gözetle!) [Duhan 10]

Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Dumanın tesiri mümine nezle gibi gelir, kâfire ise çok şiddetlidir.) [Ebu Davud]

7- Güneş batıdan doğacak
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama imanı fayda vermez.) [Buhari, Müslim]

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.) [Enam 158]

Âlimler, bu âyetteki alametlerden birinin de güneşin batıdan doğması olarak bildirmişlerdir. Yukarıdaki hadis-i şerif de zaten bunu açıkça bildiriyor.

8- Ateş çıkacak
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hicazdan çıkan ateş, Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]

9- Yer batması görülecek
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Doğu, Batı ve Ceziret-ül Arab’da yer batışı görülecek.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace]

10- Kâbe yıkılacak
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir Habeşli Kâbe’yi tahrip edecektir. Onu şu anda siyah elleri ile Kâbe’nin taşlarını bir bir söker halde görüyorum.) [Buhari, Müslim]

Bu alametler sünnetten delillerle sabittir.

Kıyametin küçük alametleri

Kıyametin kopmasına yakın önce küçük alametler çıkacaktır. Sonra da büyük alametler çıkacaktır. Kıyametin küçük alametleri ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

  1. İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz. [İbni Mace]
  2. Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz. [Hatib]
  3. Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz. [Buhari]
  4. İnsanlarda cimrilik artar ve kıyamet kötülerden başkası üzerine kopmaz. [İ.Neccar]
  5. Ahlaksızlık ve fuhuş açık olmadan komşular kötüleşmeden hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz. [İ. Ahmed]
  6. Yemin ederim ki, cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, haine güvenilmedikçe, iyiler helak olup kötüler kalmadıkça kıyamet kopmaz. [Hakim]
  7. Yağmurların bereketi kaldıkça kıyamet kopmaz. [Ebu Ya’la]
  8. Yeryüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz. [Müslim]
  9. Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz. [Tirmizi]
  10. İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz. [Buhari]
  11. Mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki, zekât verilecek kimse bulunmaz. Birine zekât teklif edilince, “Benim buna ihtiyacım yok” der. [Buhari]
  12. İki büyük taife, davaları bir olduğu halde, çarpışmadıkça, kendilerine Allah’ın resulüyüm [peygamberim] diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz. [Buhari]
  13. Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile, “Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi’yi öldür” diye haber vermedikçe kıyamet kopmaz. [Buhari]
  14. Yetmiş tane resulüm diyen yalancı çıkmadıkça kıyamet kopmaz. [Taberani]
  15. Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak. [Buhari]
  16. Bir erkek çocuk bir kadın gibi kıskanılmadıkça kıyamet kopmaz. [Deylemi]
  17. Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz. [Deylemi]
  18. Çocuklar öfkeli olmadıkça, büyüğe saygısızlık yapılmadıkça kıyamet kopmaz. [Harâiti]
  19. Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah’a ibadet eden kalmaz. [Hâkim]
  20. “Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz. [Müslim]
  21. Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz. [Buhari]
  22. Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz. [Deylemi]
  23. Kötüler dünyaya hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz. [Tirmizi]
  24. Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar. [Müslim, İbni Mace]
  25. Kur’an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz. [Ebu Nuaym]
  26. Kıyamet yaklaştığı zaman şunların da olacağı bildirilmiştir:
  27. İnsanlar temizlikte fazla titiz olacak, vesvese edip dinde haddi aşacaklar. [Ebu Davud]
  28. Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak. [İ. Ahmed]
  29. Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak. [Hâkim]
  30. Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak. [Hâkim]
  31. Kötü kadınlar, çoğalıp, fuhuş bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş [frengi, aids gibi] bulaşıcı hastalıklara maruz kalacak. Ölçüde, tartıda hile yapılacak ve geçim darlığı baş gösterecek. [Beyheki]
  32. Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak. [Beyheki]
  33. İşler, ehli olmayana verilecek. [Buhari]
  34. Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olacak! [Tirmizi]
  35. Kur’an çalgı aletlerinden okunacak. [Tergib-üs-salât]
  36. Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak. [Hâkim]
  37. Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek. [Hâkim]
  38. Tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur. [Taberani]
  39. İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır. [İbni Mace]
  40. Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler; Kur’anı ticarete, menfaate alet ederler. [Deylemi]
  41. İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalini, haramını düşünmeyecekler.  [R.Nasıhin]
  42. Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmayacak. [Deylemi]
  43. İzinsiz ticaret yapılmaz. [Müslim]
  44. Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz. [Tirmizi]
  45. Kıyamet alametleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder. [İ.Ahmed, Taberani]
  46. Kıyamet Cuma günü kopacaktır. [Buhari]

Hadis-i şerifle bildirilen kıyametin diğer alametlerinden bazıları da şöyledir:

  1. Emanete riayet kalkar.
  2. Veled-i zina çoğalır.
  3. İçki çok içilir.
  4. Zekât verilmez.
  5. Hanıma uyup, anneye isyan edilir.
  6. Erkekler ipek giyer.
  7. Zararından korunmak için insanlara mudara edilir.
  8. Gençler fâsık olur.
  9. Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır.
  10. Tefecilik, faiz aşikâre olur.
  11. Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.
  12. İslam’a uymak ayıp sayılır.
  13. Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.
  14. İslam’a uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.
  15. Mescitlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir.
  16. Cihad terk edilir.
  17. Bid’atler yayılır.
  18. Günaha teşvik artar.
  19. İyiliğe mani olunur.
  20. Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.
  21. Komşuluk kötüleşir.
  22. Camilerde Kur’an-ı kerim teganni ile okunur.
  23. Aşağı kimseler söz sahibi olur.
  24. Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.
  25. Çalgı aletleri çoğalır. Her yerde çalgı çalınır.
  26. Anarşi çoğalır.
  27. Adam öldürmek çoğalır.
  28. Dine uymak, güzel ahlaklı olmak ayıp sayılır.
  29. Cansızlar da konuşur.