Büyü

Büyü veya sihir (Arapça: سحر); insanların doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı (olayları, nesneleri, insanları) etkileyebildiğini öne süren uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel sistem.

Popüler kültürde sık rastlanılan büyü yapma yöntemleri arasında; çeşitli malzemelerden karışımlar hazırlama, büyülü sözcükler söyleme veya hareketler yapma, büyülü yazılar veya semboller çizme, sihirli değnek gibi araçlar kullanma, belirli bir kişiyi sembolize eden kuklalar kullanma, kan veya hayvan yağı kullanma sayılabilir. Büyüler zengin, sağlıklı veya başarılı olmak, birine yardım etmek gibi iyi amaçlarla veya birini cezalandırmak gibi kötü amaçlarla da icra edilebilir.

Büyü ile uğraşan kişiler  büyücü  ya da  sihirbaz  olarak tanımlanır. Günümüzde “sihirbazlık” sözcüğü sıklıkla bir sahne sanatı olan ” hokkabazlıkla ” eşanlamlı kullanılır.

Ortaçağda  din adamı, mezarcı, şifacı, demirci gibi bazı meslek sahiplerinin ve bedensel ya da ruhsal  engeli  olanların büyücülükle uğraştığı düşünülürdü. Günümüzde halen, bazı engellilerin büyü yapma veya  ruh çağırma  seansları esnasında doğaüstü güçler tarafından cezalandırıldığı (çarpıldığı) inancına bazı toplumlarda rastlanılır.

İslam  ve  Hıristiyanlık  gibi bazı dinlerde, büyünün uygulanması katı bir şekilde yasaklanmıştır.

Büyü okültistlere göre muska gibi garip yazılar yazmak veya hayvan organları gibi birtakım uydurma araçlarla değil,  psişik  tesirlerle yapılabilir, yani ya manyetizma ( canlısal manyetizma ) yoluyla yakından ya da düşünce formları yoluyla uzaktan yapılabilir.

Büyücüye okült literatürde  majisyen  adı verilir.

Sudan ‘ın güneyinde yaşayan  Azandeler  büyüyü  cadılık  ve  kâhinlikle  birlikte  doğanın  ve  toplumun  olağan bir parçası olarak görürler. Böylece farklı olgular, her parçası ötekini destekleyen kapalı bir mantık  sistemi oluşturur ve hem doğal ve toplumsal düzen için, hem de düzensizlik ve rastlantı için akılcı bir nedensellik sistemi ortaya çıkar.

Resmi olarak Musevilik ve Hıristiyanlıkta büyü yasaklanmış bir uygulamadır. İsa’nın doğumu sırasında gökteki belirtileri yorumlayan  üç kâhin  hikâyesindeki kişilerin ise  Zerdüşti  astrologlar veya büyücüler olduğuna inanılmaktadır.

İslam peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselamada (s.a.v) büyü yapılmış, büyüye karşı  Felak  ve  Nas  sureleri inmiştir. İslâm’a göre büyüden korunmanın en etkili yolunun  Felak  ve  Nas  surelerini okumak olduğu kabul edilir, dini bütün kimselerin büyüden korunduğu da genel bir kabuldür.

Şamanizmde  büyü  dinle  özdeşleşmiştir. Bazı inanışlarda yılanın bıraktığı kabuk, karanfil otu, sirke gibi maddeler büyüden korunmada kullanılır.

 

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin