İşlenmiş gıdalar depresyona mı yol açıyor?

Şekerli ve yağlı gıdaların beden sağlığına olduğu kadar ruh sağlığına da zarar verdiğine dair veriler var. Bu durum, uzmanları depresyon tedavisinde yeni yöntemler denemeye itiyor.

Beslenmeyle depresyon arasındaki bağlantı henüz kanıtlanmış olmasa da bu alanda bazı devlet programları başlatılmış durumda. Örneğin ABD Savunma Bakanlığı, eski askerler arasında intihar oranlarını azaltmak üzere besin bakımından zengin gıda paketleri gönderiyor bu insanların evine. Avrupa Birliği ise farklı besinlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisini keşfetmek üzere MoodFood adlı 9 milyon euroluk bir proje başlattı.

Avustralya’da Deakin Üniversitesi’nden Felice Jacka ve ekibi de depresyon hastaları üzerinde başlattıkları çalışmada, bu hastaların mevcut tedavilerine ek olarak ruh sağlığına iyi geldiği bilinen besinler veriliyor.

İltihap ve depresyon

Aynı üniversiteden Michael Maes, depresyonun biyolojik nedenleri konusundaki çalışmalarıyla biliniyor. Maes, beden ve ruh sağlığı arasındaki bağlantıyı 20 yıl önce ortaya koymuş, depresyon hastalarının bağışıklık sistemlerinin aşırı çalıştıklarını ve kanlarının sitokin adı verilen proteinlerle dolu olduğunu göstermişti. Bu proteinler hastalık veya yaralanma sonucu oluşan iltihaplara yol açar.

Araştırmalar sadece depresyonun iltihaba değil, farklı nedenlerle oluşan iltihabın da depresyona yol açabileceğini gösterdi. Maes, artrit ve kanser gibi hastalıkların vücuda sitokin proteini pompaladığını ve bu hastalıklar teşhis edilmeden önce bile, sitokinin yol açtığı depresyon belirtilerinin kişide ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

California Üniversitesi’nden Naomi Eisenberger, uzun sürmesi halinde iltihabın keyifsizliğin yanı sıra beyinde oksidatif strese de yol açacağını söylüyor. Zehirli serbest radikallerin yol açtığı oksidatif stres, sinir hücrelerini öldürüp beyindeki uzun menzilli bağlantıları yıpratıp beynin kimyasal sinyallerini kesintiye uğratarak uzun vadede depresyona neden olabilir.

Çinko ve selenyum önemli

 

Bütün bunlardan yola çıkarak depresyonun ruh sağlığı kadar beden sağlığıyla da ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir. Yani stres, sigara ve alkolün yanı sıra beslenme alışkanlıklarını da iltihaplı hastalıklara davetiye çıkaran etkenler olarak görebiliriz. Vücuttaki yağ ve şeker oranının iltihabı ve oksidatif stresi artırdığı, buna karşılık omega 3 içeren balık yağının, çinko ve selenyum gibi minerallerin ise zehirli kimyasalları temizlediği ve beyne ve iyileşme sürecine yardımcı olduğu biliniyor.

Fakat uzmanlar bu bağlantıları kesin kanıtlamak için kapsamlı çalışmalar yapılmamış olmasından şikayetçi. Bazı araştırmalar depresyon hastalarında çoğunlukla çinko eksikliği görüldüğünü ve ekstra çinko içeren gıdalar ya da hap yoluyla dışarıdan alınması halinde depresyon belirtilerinin azaldığını göstermiştir. Fakat bu türden çalışmaların az sayıda kişi üzerinde yapılmış olması araştırmanın sonucunun şans eseri mi yoksa kesin veri şeklinde mi ortaya çıktığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Akdeniz diyeti

Ancak 2010’da yapılan bir araştırmanın sonuçları doktorların dikkatini daha fazla çekti. Zeytinyağı, deniz ürünleri ve fındık, ceviz gibi yemişleri içeren Akdeniz diyeti ile bol hazır gıdanın tüketildiği Batı diyetinin vücudu nasıl etkilediği kıyaslandı. 10 bin kişiyi kapsayan bu çalışmada sadece kalp hastalıkları ve diyabet gibi hastalıklar değil ruh sağlığı da incelendi. Akdeniz diyeti uygulayanlarda depresyon riskinin yarı yarıya azalmış olduğu görüldü.

İngiltere, Avustralya ve ABD’de yapılan benzer araştırmalar da bu verileri doğruladı. Hazır gıda ürünleri ile vücutta artan sitokin proteini ve depresyon arasındaki bağlantı tekrar ortaya kondu. Zeytinyağı, sebze ve şarap içeren diyetin iltihabı azalttığı ve şekerli içecek, işlenmiş tahıl ürünleri ve kırmızı et içeren diyete oranla depresyon riskini yüzde 40 oranında düşürdüğü görüldü.

Fakat uzmanlar bu sonuçların kesin görülmesine, genelleştirilmesine ve kötü beslenmenin ille de depresyona yol açacağı gibi bir sonuç çıkarılmasına karşı çıkıyor. Depresyonda genetik, yaşam tarzı ve kişisel durum gibi başka faktörlerin de rolü olduğu, bu bağlantıların kurulması için daha fazla araştırma gerektiği belirtiliyor.

About these ads

1,74 milyar dolarlık SkyScanner’ın bir Excel dosyasıyla başlayan hikayesi

SkyScanner.com‘un Çinli Ctrip.com tarafından satın alınması günün önemli gelişmesi olarak kayıtlara geçti. 2003 yılında kurulan Skyscanner’ın büyüme süreci elbette anlatılmaya değer olsa ancak kurucuların ilk çıkış noktası gerçekten ilham veren cinsten.

Skyscanner ilk anda akla gelen Silikon Vadisi, Kuzey Avrupa veya İsrail’de kurulan bir girişim değil. Nüfusu halen yarım milyonun altında olan ve girişimcilik dünyasında adından çok fazla bahsedilmeyen Edinburgh’da (İskoçya) kurulan bir girişim. Gareth Williams, Barry Smith, Bonamy Grimes tarafından kurulan girişimin başlangıç hikayesi elbette bir çok hikayede olduğu gibi bir ihtiyaç üzerine çıkıyor ama kurucuların ilk adımı programlamayla değil de Excel ile atmış olmaları bu hikayeyi farklılaştırıyor.

Biraz açacak olursam, en ucuz uçak biletini bulmak konusunda istediğini bulamayan kurucular, ilk olarak Excel üzerinde çalışmaya başlamış. Dinamik veri çalışmasıyla kendileri ve arkadaşları için en ucuz uçak biletini bulmaya başlayan 3 kurucu, bugün 1,74 milyar dolar değerlemeyle satılan Skyscanner’ın temelini işte bu Excel çalışmasıyla atmış.

İlk yurtdışı pazarı Çin oldu

Excel’deki ilk adımdan sonra bu işe yatırım yapmaya başlayan SkyScanner, ilk yatırımını Scottish Capital Partners’dan alırken, ABD açılımı sonrasında Silikon Vadisi’nin en önemli yatırımcılarından Sequoia Capital’i de arkasına almış. SkyScanner’ın neden Ctrip.com tarafından satın alındığını anlamak için SkyScanner’ın ABD’den önce Çin pazarına açıldığını söylemekte fayda var. Bununla da yetinmeyen SkyScanner, Çin’de turizm sektörüne odaklanan teknoloji girişimi Youbibi adlı girişimi satın almaktan da çekinmemiş ve elini güçlendirmiş.

Halka arz olabileceği de konuşulan SkyScanner bugün aylık 60 milyon kullanıcıya tam 30 farklı dilde hizmet veriyor. Dünyanın farklı ülkelerinde 10 farklı ofisi var ve 700’den fazla kişiye iş veriyor. Başlangıç noktası ucuz uçak bileti filtreleme olsa da artık araç kiralama ve otel rezervasyonuna da aracılık ediyor.

Bu hikayeyi Skyscanner’ın Türkiye Pazarlama Müdürü Murat Özkök’ten dinlediğimde şaşırmış ve farklı bir çıkış noktası daha öğrenmekten memnun olmuştum. 2011’den bu yana ülkemizde varlığını sürdüren SkyScanner’ın satın alma sonrasında Türkiye’deki operasyonlarına hız verip vermeyeceğini ise izlemeye devam ediyoruz. SkyScanner’ın şu an için Türkiye’de bir ofisi bulunmuyor.

Blog Yazıları İçin Emoji Tepkiler

emoji tepkiler

Blog yazılarınız için bir reyting eklentisi arıyorsanız emoji tepkiler iyi bir seçim olabilir. Buzzfeed yada Onedio’dakine benzer emojileri WordPress sitelerimizde de kullanabiliriz. Hem farklı hemde sosyal çağa daha uygun olacağını düşünüyorum. Sosyal ağ devi Facebook’ta yakın zamanda emoji ile tepki verme özelliğini aktifleştireceğini duyurmuştu. Sizde blogunuza uygulamak isterseinz aşağıdaki eklentileri kullanabilirsiniz.

MyEffecto

Eklentiyi kurup aktifleştirince blog yazılarınızın altına aşağıdaki gibi ifadeler geliyor. Yalnızca bu ifadeler yok. Eklenti ayarlarında seçip özelleştirebileceğiniz (renk, boyut) onlarca emoji var. Ayrıca isteğinize bağlı olarak emoji seçildikten sonra paylaşım butonları ve tepki verilen diğer benzer içerikler altta çıkıyor.

FL3R FeelBox

Bu eklentide blog yazılarınızın sona 3 farklı sitilde emoji kutusu yerleştiriyor. Aynı zamanda tepkinizi verdikten sonra paylaş butonları ççıkıyor. Fakat önceki eklenti kadar özelleştirilebilir değil.

Voting – Feelbacks plugin by Vicomi

 Bu eklentimizde diğerleriyle aynı işlevi yerine getiriyor. Tepkinizi verdikten sonra altta benzer yazılar açılıyor.

Facebook Hesap Silme

Facebook herkesin kullanımına ücretsiz olarak sunulan, dünyanın en büyük sosyal paylaşım sitesidir. Facebook, Amerikalı girişimci Mark Zuckerberg tarafından kurulmuştur. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok hızlı bir şekilde büyüyen Facebook’un milyonlarca aktif kullanıcısı var. Bu kadar çok kullanıcıya sahip bu dev mecrada sorun yaşayan birçok kullanıcı var. Facebook hesabınızı herhangi bir nedenden dolayı bir daha kullanmayı düşünmüyorsanız, hesabınızı kalıcı olarak silebilirsiniz. Bu başlıkta çeşitli sorunlardan ve diğer nedenlerden dolayı Facebook hesaplarını silmek isteyen kullanıcılara yardımcı olacağız.

Facebook Hesabı Nasıl Silinir?

Hesabınızı silebilmeniz için öncelikle herhangi bir masaüstü ve dizüstü bilgisayardan Facebook hesabınıza giriş yapın. Hesabınıza giriş yaptıktan sonra aşağıdaki hesap silme bağlantısına tıklayın. Hesap silme bağlantısına tıkladıktan sonra ‘Hesabımı Sil’ başlıklı bir sayfa açılacak. Açılan sayfadaki uyarıyı okuyun ve ‘Hesabımı Sil’ düğmesine tıklayın. Ardından yeni açılan pencereden işlemi tamamlayın. Hesap silme işlemi bu kadar! İşlemi tamamladığınızda hesabınızı silmiş olursunuz.

Facebook Hesap Silme Linki:

https://www.facebook.com/help/delete_account

Mobil Cihazlardan Facebook Hesap Silme

Herhangi bir masaüstü veya dizüstü bilgisayarınız yoksa mobil cihazlarınız üzerinden hesabınızı silmeyi deneyebilirsiniz. Bunun için ilk olarak mobil cihazınızda bulunan İnternet tarayıcınızı başlatın. İnternet tarayıcınız yoksa mobil cihazlar için Chrome tarayıcıyı kullanmanızı tavsiye ediyoruz. İnternet tarayıcınızı başlattıktan sonra telefonunuzun seçenekler tuşunu tıklayın. Açılan menüden “Masaüstü Sitesi İste” seçeneğini işaretleyin. Ardından Facebook.com adresine kullanıcı adınız ve şifrenizle giriş yapın. Hesabınıza giriş yaptıktan sonra yukarıdaki Facebook hesap silme linkine tıklayın. Açılan sayfadan karşınıza gelen adımları onaylayın ve silme işlemini başlatın. Böylelikle iPhone, Samsung, Sony, LG, ve Asus gibi mobil cihazlardan Facebook hesabınızı kolayca silebilirsiniz.

Dikkat Etmeniz Gerekenler

  1. Facebook hesabınızı sildiğinizde profilinizi arkadaşlarınız görüntüleyemez.
  2. Silme talimatını verdikten sonra hesabınız 14 gün boyunca dondurulur.
  3. 14 günlük süre zarfında silme işlemini iptal edebilirsiniz.
  4. 14. günün sonunda hesabınız kalıcı olarak silinir.
  5. Kalıcı olarak silinen hesaplar bir daha geri getirilemez.

Hesap silme işlemini başlatmadan önce dikkat etmeniz gereken hususlar başlığını dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz. Ayrıca hesabınızı silmeden önce ‘Ayarlar’ sayfasından hesabınızın yedeğini alabilirsiniz.

Video Anlatım: Facebook Hesap Silme

Ekran Görüntüsü

Facebook hesap silme sayfasına ait ekran görüntüsü.

‘Siyah elmas’ın mutluluk molekülü ne işe yarıyor?

Domuzlar ya da özel eğitimli köpekler yeri kazıp trüf mantarını bulduğunda aşırı heyecana kapılır.

Burunları özel eğitilen bu hayvanlar yeri koklayarak gurme mutfağın vazgeçilmezlerinden olan bu mantarı bulduğunda neden bu kadar sevinir?

İtalyan bilim insanları bu sorunun yanıtını buldu. Siyah trüfün “mutluluk molekülü” denen bir madde içerdiği ve esrar etkisine benzer özellikleri olduğunu tespit etti.

Trüf mantarının bu özelliğini kullanarak daha fazla hayvanın kendisini yemesini sağladığı, böylece sporlarını daha geniş alanlara yayarak üreme olanaklarını genişlettiği düşünülüyor.

Siyah trüf rengini koyu melanin pigmentinden alır. İnsanlarda melanin üretimini tetikleyen anandamid adlı nörotransmiterlerdir. Duygu hali, iştah, hafıza, acı, depresyon üzerindeki etkilerinden dolayı bazıları bunu “mutluluk molekülü” olarak adlandırır.

Araştırmacılar trüf mantarındaki melaninin insanlardaki gibi üretilip üretilmediğini inceledi.

Mantarın anandamid kimyasalını kendisi için üretmediği, hayvanları çekmek, onların kendisini yemelerini sağlayarak sporlarını geniş alanlara yayma olanağı bulmak için ürettiği sonucuna varıldı.

Trüf sporları, kendisini yiyen hayvanın dışkısıyla taşınarak yayılabiliyor. Domuz, mirkat, ayı, babun maymunları ve potoro adlı keselilerin trüf yediği biliniyor.

Anandamid beyin-beden arası iletişimi sağlayan, ruh hali ve beden fonksiyonları üzerinde önemli rol oynayan bir kimyasal.

Esrara benzer etkileri olsa da onun yarattığı ani mutluluk çıkışı trüfte görülmez; çünkü sindirim yoluyla çabucak parçalanır.

Perigord trüfü olarak da bilinen siyah trüf, İtalya’da bulunan beyaz trüften sonra en pahalı türdür.

Parazitler canlıların davranışını nasıl yönlendirir?

Zombi karınca mantarı

Karıncaların yön bulma duygusu çok güçlüdür. Fakat Tayland, Afrika ve Brezilya’da Componotus leonardi adlı karıncalar, bir parazit mantarı tarafından yönlerinden saptırılır. Bu mantarın sporları, karıncaya bulaştıktan sonraki birkaç gün boyunca onun vücudunda gelişir. Sonra da karıncanın beynini tümüyle kontrol altına alarak onu kendisine en uygun ortama doğru sürükler. Karınca bir zombi gibi, mantarın büyümesi için nem oranının en elverişli olduğu, yerden 25 cm yükseklikte ağaç gövdesi üzerinde bir yaprağa kancasını geçirerek ölür. 24 saat içinde mantar karınca gövdesinin içinden belirmeye başlar ve sporlarını etrafa püskürtür.

Kamikazi at kılı solucanı

Bu solucanların boyu 30 cm’yi bulabilir. Fakat bu aşamaya gelebilmek için barınacak bir çekirge bulması gerekir. Önce sivrisinek ya da mayıs sineği gibi bir sineğin larvası at kılı solucanının larvasını yer. Bu larva erişkin bir sinek haline geldiğinde çekirgenin yemi olur. Böylece at kılı solucanı larvası çekirgenin içinde büyümeye başlar. Fakat at kılı solucanının büyümesinin son aşaması suda gerçekleşir. Çekirgeler ise suya yaklaşmaz. Fakat solucan çekirgenin merkezi sinir sisteminin işleyişini etkileyerek onu suya atlamaya yöneltir. Çekirge boğulur, ama at kılı solucanı erginliğe ulaşır.

Uğurböceği paraziti

Bir tür yaban arısı, yumurtalarının yenmesini önlemek amacıyla uğurböceğini ev sahibi olarak kullanır. Parlak renkleriyle uğurböceği tehlikeye işaret ettiğinden başka böcekler ona yanaşmaz; yaban arısı hariç. Uğurböceğine iğnesini batırarak bir tek yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan larva, böceğin içini yiyerek beslenir ve sonunda karnından dışarı çıkarak bacaklarının arasında kendisine bir koza örer. Hala canlı olan uğurböceği kozayı koruyacak, herhangi bir tehlike yaklaştığında bacaklarını kımıldatarak onu uzaklaştıracaktır. Larvanın salgıladığı bir zehir nedeniyle uğurböceğinin bu şekilde davrandığı düşünülüyor.

Zümrüt hamamböceği arısı

Asya, Afrika ve Pasifik adalarında görülen bu arılar parlak yeşil renkleriyle oldukça cezbedicidir. Fakat önlerine çıkan hamamböcekleri acınacak hale gelir. Bu böceklerin altıda bir büyüklüğünde olan arılar önce iğneleriyle böceği felç eder. Özel salgıları ise böceğin beynini istedikleri şekilde yönlendirmelerini sağlar. Önce böceğin kanını emer, sonra da antenlerini yiyerek onu yuvasına çeker. Orada yumurtasını böceğin karnına bırakır ve üstünü taş parçalarıyla kapatır. Böcek kaçmaya yeltenmez, arı larvasının kendisini canlı canlı yemesine izin verir. Sonunda böceğin kalıntılarından ergin arı dışarı gün ışığına çıkar.

Toksoplazmoz

Bu tek hücreli yaratıklar ev sahiplerini en fazla suistimal eden parazitler olarak bilinir. Ev sahibi olarak seçtikleri fareleri ve sıçanları kedilerden kaçmaz hale getirir, hatta onları kedilere yönlendirir. Çünkü bu parazitin asıl varmak istediği yer kedinin midesidir. İnsanların yüzde 30 ila 60’ında toksoplazmoz görülür. Fakat insan davranışına etkisi farelerdeki kadar bariz değildir. Ancak 2006’da yapılan bir araştırmada bu parazitin bulaştığı insanlarda davranış değişikliğine işaret eden veriler görülmüş, ancak kesin sonuca varılamamıştır.

Kuduz virüsü

Bazı uzmanlar kuduz ya da grip gibi virüslerin de parazit olarak düşünülebileceğini belirtiyor. Çünkü bunlar içine girdikleri vücudu güçten düşürüp ondan faydalanıyorlar. Kuduz en korkunç hastalıklardan biri olarak görülür. Virüs ısırma ya da tırmalama sonucu oluşan yaradan sızan tükürük yoluyla bulaşır. Genellikle köpekleri ve yarasaları, bazen de insanları etkileyen bu virüs bulaştığı canlıları saldırganlaştırıp ısırmalarına neden olarak daha fazla yayılmanın yolunu bulur. Davranış değişikliğine yol açtığı gibi motor kontrolün de yitirilmesine neden olur. Yutma güçlüğünün yol açtığı açlık ve susuzluk hali baş gösterir. Su korkusu ise bir efsaneden ibarettir. Hastalarda su içmek istediklerinde ortaya çıkan istem dışı spazmlar bu inanışa yol açmıştır; fakat bu korku değildir.

Seks işçileri sosyal medyada ‘yaşamlarına erişimi’ satıyor

sosyal medya

Artık seks sosyal medya üzerinden alınıp satılıyor. Fakat “müşteri”lerin ilgi duyduğu şey sadece seks işçilerinin bedeni değil, özel yaşamları da.

Dünyanın en eski mesleğini yapan herkes gibi Cortana Blue da mahremiyetini satıyor. Ama bunu sosyal medya üzerinden yapıyor. Geçen yıl bu işi kurduğundan beri 1000 kişi Snapchat hesabına sürekli abonelik hakkı satın aldı. Bunun karşılığında onu çıplak görebilecekleri gibi gündelik yaşantısından kesitler de izleyebilecekler.

Artık seks sosyal medya üzerinden de alınıp satılıyor. Ama bu yeni seks işçileri, müşterilerinin sadece bedenlerine değil, yaşamlarının diğer alanlarına da ilgi duyduğunu görüyor.

Bazı araştırmacılar, sosyal medyanın insanlar arasında değiştirdiği etkileşime dair ipuçları içerdiğini düşünüyor. İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’nden Teela Sanders, “Seks endüstrisinde olup bitenleri mikroskopla incelediğinizde, buradaki durumun dünyadaki ilişkilerimizde olup bitenlere dair de çok şey anlattığını görürsünüz” diyor.

Seks endüstrisi dışında da sosyal medya kimlerle ‘gerçek’ ilişkimiz olup olmadığı ayrımını giderek silikleştiriyor. Kim Kardashian ya da Taylor Swift gibi ünlülerin Instagram’da çok sayıda takipçisi var. Fakat Snapchat gibi teke tek mesajlaşma gerektiren programlar ilişkinin daha yakın ve kişisel olduğu hissi verebiliyor.

seks işçisi

Seks artık sosyal medya üzerinden de alınıp satılıyor.

Ekran üzerinden etkileşim

15 yıldır seks endüstrisi üzerine araştırma yapan Sanders’e göre, internet seks işçiliğinin anlamını değiştirdi. Bir zamanlar para karşılığı tek tip seks satmak söz konusu iken bugün artık fiziksel temastan ekran karşısında etkileşime kadar seks ilişkisinin farklı dereceleri var. Bu durum daha önce bu alanda çalışmayı düşünemeyecek insanların da seks endüstrisinde yer almasını kolaylaştırıyor.

“Klasik eskortluk yapan seks işçileri ek gelir için ayrıca kamera ve telefon seksi de satıyor. Bazıları her türlüsünü yaparken bazıları doğrudan temasta bulunmuyor” diyor Sanders.

İnternet ortaya çıktıktan bir süre sonra kamera ile yayın yapma işi (webcamming) başladı. Bunu yapan kadınlar (camgirls) bir süre sonra kendi çapında üne kavuştu. Bu işi yapan erkekler olsa da sayıları az.

Canlı ‘siberseks’ 1990’larda hızla gelişen bir sektör haline geldi. Önceden kaydı yapılmış porno filmlerine kıyasla bu yeni araç hem gelişmeleri anında izleme olanağı hem de izleyici ile bir miktar iletişim de içeriyordu. Sanders bu durumun seks işçilerini kullanan insan sayısında artışa neden olduğunu, ekranın bu işi psikolojik olarak kolaylaştırdığını söylüyor. “İnsanlar yaptıkları şeyin yanlış olmadığına inandığı gibi, ilişkileri bakımından suçluluk duygusuna da kapılmıyor” diyor.

telefon kullanan kadınSosyal medya takipçilere 24 saat yakın ilişki olanağı sağlıyor.

Snapchat

Son birkaç yıldır seks sektörü müşterilerini sosyal medyaya taşıdı. Bunun için en popüler program ise Snapchat. Burada fotoğraf ve videolar geçici bir süreyle paylaşılabiliyor. Günde 150 milyon kişinin bu programı kullandığı, ABD’de 18-34 yaş grubundaki insanların yüzde 41’inin programı düzenli kullandığı, İngiltere’de kullanıcıların yüzde 51’inin 35 yaş altında olduğu belirtiliyor.

Momoka Koizumi bu 150 milyon günlük kullanıcıdan biri. Amerikalı Koizumi 23 yaşında. Üniversiteye başladığında ‘camgirl’ olmuş. Önce bir kitapçıda işe başlamış ama bu iş çok zamanını alıyormuş ve çok yorucuymuş.

Nişanlısı ona internet üzerinden kamerayla yayın yapan modellik işini önermiş. Kendisi gibi ‘camgirl’ olanların nasıl başarılı olduklarını incelemiş ve hepsinin Snapchat hesabı olduğunu görmüş Koizumi.

Bu modeller Snapchat hesaplarına özel giriş hakkını abonelik şeklinde satıyor. Buraya cinsel içerikli olan ve olmayan mesajlar gönderdiklerinde takipçileri görüyor. Koizumi’nin aylık gelirinin yüzde 10’u artık Snapchat abonelerinden geliyormuş.

snapchatSnapchat programının günlük kullanıcı sayısı 150 milyonu buluyor.

Abonelik

Seks işçilerinin verdiği hizmeti satın alan müşteriler seksin yanı sıra arkadaşlık da istiyor. Snapchat aboneliği onlara bunu sağlıyor, istedikleri anda istedikleri modelle kontak halinde olabiliyorlar. Teknoloji yoluyla ticari bir iletişimin yanı sıra bir yakınlığın da söz konusu olduğunu söylüyor Sanders.

Koizumi takipçileri için günde en az 10 posta gönderiyor. Bunların yarısı çıplak oluyor. Takipçileri bir defaya mahsus ödedikleri 45 dolar ile istedikleri anda onun postalarına erişme hakkını satın alıyor. Canlı yayın yaptığında Koizumi’nin günlük yaşamını da izleyebiliyorlar.

Fakat Koizumi her gün Snapchat hesabından bir şeyler postalamanın zorluklarından söz ediyor. Bunun tam zamanlı bir iş olduğunu belirtiyor.

Blue ise gününün önemli bir kısmını bu işe ayırdığını, fotoğraf ve video paylaşmadığı anlarda da mesajlara cevap verdiğini anlatıyor.

24 yaşındaki Blue Snapchat dışında Kik adlı başka bir mesajlaşma servisi hesabından da yayın yapıyor. Takipçilerinin kendisinin günlük yaşamına girmesini, sadece “para için soyunan bir kadın olmadığını” görmelerini istiyor.

sosyal medyaBazıları insanların sosyal medyada kendilerini olduğu gibi göstermediğine inanıyor.

Aracı şirketler

Seks işçilerinin sosyal medyadaki başarısı sektöre aracıları da çekmeye başladı. Modellerin hesabını işletmek üzere belli bir komisyon alarak çalışan şirketler ortaya çıtı. Temmuz 2016’da İngiltere’de kurulan SeeSnaps adlı şirket şimdilik 40 modelin Snapchat profillerine abonelik hizmeti satıyor ve buradan elde edilen paranın yüzde 20’sini komisyon olarak kesiyor.

Oysa Snapchat’te pornografik içerik paylaşmak da resmi izin almadan hesaplara giriş hakkı satmak da yasak. Fakat çoğu kullanıcı bu yasağa uymuyor.

Fakat işlerini her zaman yasallığın kıyısında yürütmüş seks işçileri, fiziksel temas gerektirmeyen yöntemlerin yasaklanmak yerine teşvik edilmesi gerektiğini, bu yolla güvenli bir şekilde para kazandıklarını söylüyor.

Londra’daki UCL Üniversitesi’nden Daniel Miller, internet kameralarının insanlar arasındaki etkileşim üzerindeki etkilerini araştırıyor. Video aracılığıyla kurulan etkileşimin en az yüz yüze insan kontağı kadar yakın olabileceğini söylüyor. Snapchat’in diğer yöntemlerin sunmadığı türden bir yakınlık sağladığını belirtiyor.