Anjelika Akbar

Anjelika Akbar (d. 1969 – Kazakistan SSC), besteci ve piyanist.

Kazakistan SSC’nde doğdu. Annesi müzisyen, babası ise hem müzisyen hem felsefecidir. İki buçuk yaşında nota biliyor ve piyano çalabiliyordu. Dört yaşında ilk bestesini yaptı ve Mutlak kulak yeteneği de fark edildi. Moskova Tchaikovsky Devlet Konservatuvarı öğretim üyelerinin dikkatini çekmesiyle, üstün yetenekli öğrencilerin yetiştirildiği Taşkent Devlet Uspensky Müzik Okulu’nda 11 yıl eğitim gördü. Ardından Taşkent Devlet Konservatuvarı’nda 5 yıl eğitim gördü. Rusya Besteciler Kurulu, Anjelika Akbar’ı En İyi Genç Besteci seçti.

Klasik müzik sanatçısını için uygun bir ülke olmadığını bilmesine rağmen kültürel nedenlerle, ailesini de şaşırtarak Türkiye’de yaşamayı seçti. 1993 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçti ve Hacettepe Üniversitesi’nden Bestecilik ve Orkestra Şefliği yüksek lisansı aldı. Ardından aynı üniversitede Skriabin’in “Seçme Piyano Eserlerinin Armonik, Melodik, Ritmik, Biçimsel ve Felsefik açıdan Analizi” ile ve bestelediği “Senfoni No.1” ile tamamlayarak doktora derecesini aldı. 1997-1999 yılları arasında Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın (ilk) kurucu öğretim üyesi oldu. Hindistan, Rusya, Almanya, Fransa, Baltık devletleri, Orta Asyaülkeleri, KKTC, Katar ve Türkiye’de çok sayıda konser verdi. Özbekistan’ın UNESCO Millî Komitesine davet edildi.

Sanatçının 2002 yılında yayınladığı Vivaldi’nin Dört Mevsim keman konçertosunun piyano uyarlaması albümü, Sony Classicalkataloğuna giren ilk Türk klasik müzik albümü oldu. Ardından “bir”den Bir’e albümünde Rana Pirinççioğlu ve Zara ile çalışan Akbar, özellikle yaşamın hızlı akışı karşısında sevgiyi ve yaşamın kendini farketmeyi anlattı. Bach A L’Orientale kaydında ise sanatçı,Johann Sebastian Bach’ın müziğini Doğu ritimleri ile birleştirdi. Anjelika Akbar bu albümü için; “Bu bir müzik deneyi değil, çağın ihtiyacıdır. İnsanlar birbirleri ile kucaklaşmadan önce müzikleri kucaklaşsın istedim.” yorumunu yapmıştır. Bach’ın göksel müziği, ney gibi doğu mistizminde önemli yer tutan müzik aletiyle buluşarak farklı bir tat oluşturarak sentez edildi. Bu noktada Akbar, sürekli çalıştığında insanı robotlaştırdığını söylediği akla dayanan Batı müziği ile, daha çok içsel olan, duygulara dayanan Doğu müziğini birleştirdi. Akbar daha sonra “Güldür Gül” adlı ilahiyi yorumlayarak sufizme olan ilgisini gösterdi.

Anjelika Akbar (Rosenbaum), pek çok ulusal ve uluslararası ödül sahibidir.

Müziğin yanı sıra, Akbar felsefe, tiyatro ve sinemayla da ilgilenmektedir.[1]

Evli olan Akbar, 1991 ve 2008 doğumlu iki erkek çocuk annesidir.

About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin