Amigdala

Amigdalanın fonksiyonları, vücudumuz için son derece önemlidir çünkü; bu fonksiyonlar olmazsa duygularımızı kaybederiz. Beyindeki bu yapı bizim duygusal ve sosyal tepkilerimizden ve anılarımızdan sorumludur. Öyleyse amigdalanın fonksiyonu ve lokalizasyonuna göz atalım.4401_headamigdala

Amigdala, beynin iyi bilinen, tanınmış bir parçası olmayabilir ancak kesinlikle önemli bir parçasıdır. Beyindeki hipotalamus bezinin hemen üzerinde yer alan badem şeklinde, beynin temporal loblarının derinliklerinde yerleşen nöronların oluşturduğu beynin bir bölümüdür. Her biri kulaklarımızdan bir kaç cm uzaklıkta iki amigdalaya sahibiz. Bu küçük kitle bir kişinin zihinsel ve duygusal durumu ile ilişkilendirilmiştir. “Amigdala” kelimesi Yunanca badem kelimesinden gelir çünkü şekli ve büyüklüğü bir bademe benzer. Amigdala’nın fonksiyonları sinir hücrelerinin neokorteks ve görsel korteks gibi beynin çeşitli merkezlerine bağlanmasıyla sağlanır. Amigdala aynı zamanda sinir sisteminin önemli bir parçası olan limbik sistemin bir parçasıdır.

Amigdala’nın Fonksiyonu:4401_film
19. yüzyıla kadar, bu yapının varlığını bile insanoğlu tarafından bilinmiyordu. 1930’larda araştırmacılar temporal lobları hasarlanan insanlarda korku duygusu, cinsel davranışlar ve beslenme davranışlarında değişiklikler meydana geldiğini tespit ettiler. Daha sonra yüzyılın ortalarına doğru amigdala hasar gördüğünde duygusal işlemede değişiklikler meydana geldiği görüldü. Bu yapının bugün daha iyi anlaşılması Ursin ve Kaada, Blanchard ve Blanchard, Weiskrantz, Heimer, Kapp, McGaugh, LeDoux ve Davis gibi birçok bilim adamının öncü çalışmaları sayesinde mümkün olmuştur. Amigdala’nın orbitofrontal korteks, striatum ve talamus gibi duygusal işleme katılan tüm yapılar ile bağlantılı olduğu görülmektedir. Hem insanlarda hem de hayvanlarda amigdala korku ve keyif duygularıyla ilişkilidir. Amigdalanın temel işlevi duygusal ve sosyal işlemedir. Ayrıca duygusal olayları çözümler ve bu olaylarla ilgili anıları depolar. Araştırmacılar aynı zamanda erkek ve kadınlardaki amigdalanın, duygusal durumlara farklı tepkiler verdiğini tespit etti.

Bazı duyguları hissedebilmek ve karşı tarafın duygularını anlayabilmek için amigdalaya sahip olmamız gerekir. Örneğin korku duygusu, amigdalayla ilişkili bir duygudur. Örneğin bir kişinin öldürüldüğünü görmek kalbimizin daha hızlı çarpmasını sağlar. Aşırı korku ve endişeli düşünceler beynimizin panikleyip kendisi de öldürülmeden oradan kaçabilmek için kaçış yolları düşünmesine neden olur. Korkunun sebep olduğu bu kendini koruma iç güdüsünü sağlayan amigdalanın aktif hale gelmesidir. Amigdala ayrıca bu korkunç öldürülme olayını hafızada depolar, ne zaman bu olayı tekrar düşünürsek o gün ve olay gözümüzün önünde belirir ve korkunun neden olduğu titreme, ürperme gibi diğer belirtileri de tekrardan yaşarız. Bu da gösteriyor ki amigdala kişinin o deneyimi yeniden yaşamasını sağlayan duyguları ve anıları saklıyor. Ayrıca araştırmacılar amigdalaları hasarlı olan kişilerin hiç bir korku belirtisi göstermediklerini tespit etti. Normalde bir kişinin kalbinde korkuya neden olan silahlar, örümcekler, yılanlar, yükseklik, hırsızlar, korku filmleri ya da diğer faktörlere hiç bir tepki vermedikleri görüldü. Bu açıkça amigdala ve korku tepkileri arasındaki bağlantıyı kanıtlıyor. İnme sonrası amigdalası hasar alan insanlarda, korku duygusu diğer duygulara kıyasla çok daha az görülür.

4401_images_(1)

Weiskrantz tarafından yürütülen araştırmada, amigdaladaki lezyonların davranışsal ve duygusal bozukluklara neden olduğu göstermiştir. Otizm, fobiler, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon gibi durumların da amigdalanın anormal işleyişi ile bağlantılı olduğu görülmektedir. Bipolar bozukluğu olan insanların korku duygusunu çok fazla hissetmesinin nedeni ise büyük bir amigdalaya sahip olmaları gibi görülmektedir. Ayrıca, amigdaladaki hasar şiddetli psikopat davranışlara neden olmaktadır. Hasar görmesi, nörotransmitter dengesizliği veya gelişimsel sorunlar amigdalanın anormal çalışmasına neden olan etkenler olabilir.

Amigdala artık geçmişte olduğu kadar az bilinen bir beyin bölgesi değildir. Bugün geniş, derinlemesine araştırmalar yürütülen beyin yapılarından biridir. Ancak duyguların nasıl işlendiği, depolandığı, tekrar gün yüzüne çıkarıldığı ve anıların tam olarak nasıl oluşturulduğunun anlaşılması için amigdala üzerine yapılan çalışmalar devam etmelidir.

About these ads

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin