Altın oran

Altın oran , matematik ve sanatta, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği sanılan  geometrik  ve sayısal bir oran bağıntısıdır.

Eski  Mısırlılar  ve Yunanlılar tarafından keşfedilmiş, mimaride ve sanatta kullanılmıştır.

Bir doğru parçasının (AB) Altın Oran’a uygun biçimde iki parçaya bölünmesi gerektiğinde, bu doğru öyle bir noktadan (C) bölünmelidir ki; küçük parçanın (AC) büyük parçaya (CB) oranı, büyük parçanın (CB) bütün doğruya (AB) oranına eşit olsun.

Altın Oran,  pi  (π) gibi irrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı; 1,618033988749894…’tür.

Altın Oranın ifade edilmesi için kullanılan sembol,  Fi  yani  Φ ‘dir.

Altın Oran, matematikte ve fiziksel evrende ezelden beri var olmasına rağmen , insanlar tarafından ne zaman keşfedildiğine ve kullanılmaya başlandığına dair kesin bir bilgi mevcut değildir. Tarih boyunca birçok defa yeniden keşfedilmiş olma olasılığı kuvvetlidir.

Euclid  (M.Ö. 365 – M.Ö. 300), “Elementler” adlı tezinde, bir doğruyu 1.6180339… noktasından bölmekten bahsetmiş ve bunu, bir doğruyu  ekstrem ve önemli oranda  bölmek diye adlandırmıştır.

1970’lerde  Roger Penrose , o güne kadar imkânsız olduğu düşünülen, “yüzeylerin beşli simetri ile katlanması”nı Altın Oran sayesinde bulmuştur.

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin