Bedayi kitabında diyor ki; “Abdullah ibni Abbas buyurdu ki: Resulullah’ın yanında oturuyorduk. Bir köylü, tavşan kebabı hediye getirdi. Bize; “Yiyiniz!” buyurdu. Muhammed bin Safvan radıyallahü teala anhüma dedi ki: “İki tavşan yakaladım, kestim. Resululah’a sordum. İkisini de yememi emr buyurdu.”

Kitab-ül-İrşad’da diyor ki: “Tavşan kanı, kelef denilen yüzdeki çillere ve Behak denilen esmer lekelere ve Beras, yani abraş denilen beyaz lekelere iyi gelmektedir. Kanı bu lekelere sürülür. Tavşan beyni yemek, hastalıklardan sonra hasıl olan titremeye iyi gelir. Çocukların diş etlerine sürülünce, diş gelmesine yardım eder. Tavşan yavrusunu kesip midesinden çıkan “Enfiha” denilen sıvı, sirke ile karıştırılıp üç gün öğleden sonra kadın içince, hamile kalmasını önler ve sar’a illetine ve zehirlenmelere karşı iyi gelir.”

Advertisements

Yazar: Ömer M.

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin